anasayfa
iletişim
twitter'da ben
rss besleme

Php ve Geleceği

admin: 16 May 2011 | kategori: Bilgisayar, Php, Programlama | 3 yorum var

Hepinizin bildiği gibi programlama günümüzde her mühendisin hatta bilimle uğraşan herkesin öğrenmesi gereken bir kavram haline geldi. İhtiyaçlarımıza göre seçebileceğimiz yüzlerce programlama dili mevcut ve seçim yapmak gerçekten kolay değil. Kime sorarsanız farklı bir cevap alırsınız bunun nedeni seçilen dilin kişinin alışkanlıklarına ve ihtiyaçlarına göre farklılık göstermesidir. Bu bağlamda kullanacağınız programlama dilini ihtiyaçlarınıza ve deneyimlerinize göre kendiniz belirlediğinizde daha verimli işler çıkarmanız daha kolay olacaktır.

Gelecek paragraflarda sunucu taraflı yorumlanan bir programlama dili olan PHP’den (PHP: Hypertext Preprocessor – Açılımın içinde de kendi adını içeren açık kaynak kodlu bazı projelerde yer alan sonsuz döngü mevcut, örneğin GNU [Gnu is Not Unix]) bahsedeceğim. Yazı PHP’yi öğretme amaçlı değil genel kapsamda PHP nedir sorusuna cevap vermek amacıyla yazılmıştır. PHP’yi öğrenmeye karar vermeniz durumunda, ki bunun için yazıyı sonuna kadar okumanız gerekmektedir, son paragrafta birkaç kitaptan ve çevrimiçi olarak erişebileceğiniz birkaç websitesinden bahsedeceğim.

PHP her yorumlanan dilde olduğu gibi kod her çalıştırıldığında kullanıcıya verilecek çıktının tekrar oluşturulmasını sağlayan ‘programlama dilimsi’dir. PHP yorumlayıcısı kod dosyalarının (.php, .php5 vs.) barındırıldığı sunucuda bulunan bir yazılımdır. Bu yazılım sayesinde PHP dosyalarındaki kodlar yorumlanarak saf HTML olarak kullanıcıya sunulmaktadır. Asıl PHP kodlarını ziyaretçiler asla göremezler. Böylelikle işlemler sırasında kullandığımız gizli veriler yetkisiz kişilerin eline geçmemiş olur.

Birçok, neredeyse tüm, programlama dilinde olduğu gibi PHP’de de değişkenler, mantıksal işleçler, diziler, fonksiyonlar, döngüler ve koşullar mevcut. Beni en çok çeken yönlerinden biri değişken türleri belirtmemize gerek kalmadan tanımlama yapabilmemiz ve farklı değişken türlerini dönüştürmeden işleme sokabilmemiz olmuştu. Böylelikle bir nevi programlama bürokrasileriden kurtulup işlemlere yoğunlaşmamız kolaylaşmış oluyor. Kendi bakış açımdan algıladığım diğer artı yönleri ise söz diziminin genel birçok dille benzerlik göstermesi (örneğin C) ve çabuk öğrenilebilmesi, açık kaynak kodlu olup sürekli gönüllü geliştiriciler tarafından daha da iyileştirilmesi, UNIX, Linux, Windows gibi platformları ayırt etmeden ‘neredeyse’ tüm platformlarda sorunsuz çalışabilmesi ve birçok veritabanı ile bağlantı kurarak veri alışverişi sağlayabilmesi sayılabilir.

PHP şuan 5.3.6 kararlı sürümünde ve PHP 6 çok uzak görünmüyor. Aslında PHP 6’nın ilk çalışmaları ve ipuçları 2005 ortalarında gelmeye başladı. Evet haklısınız, biraz yavaş ilerliyor ancak PHP ekibinin güvenlik politikası nedeniyle bazı şeyler kesinleşmeden betalara bile geçilmiyor hatta şuan 2005 ortalarında trunk1’ta yer alan PHP 6 geliştirici sürümü olarak bile trunk’ta mevcut değil. Bu bence gayet doğru bir karar, sunucu taraflı yazılım dillerinin çok özellikli olmak yerine daha güvenli olmaları gerekmektedir ki zaten PHP 5 özellikleri açısından çok çok başarılı. Bu başarı PHP 6 ile daha da büyüyecek.

PHP 6 ile gelecek olan ve göze çarpan bazı özellikler şu şekilde; 64 bit tam sayı değişken tanımlayabilme, çok boyutlu dizilere foreach ile kolayca erişim sağlayabilme, string işlemlerinde yakın anlama gelen {} ve []’den {}’in tamamen kaldırılması ve [] işaretinin substr gibi işlemleri kendinden içermesi ve nesne yönelimli programlamayı daha sağlıklı kılacak birçok nesne yönelimli değişiklik.

Genel anlamda çevrimiçi projeler üzerine çalışmayı düşünüyorsanız ve sunucu taraflı yazılım geliştirmeye ilgi duyuyorsanız PHP, hem ücretsiz olması, hem eğitsel kaynak bolluğu hem de birlikte çalışabilen yazılım sayısı ile, yapılabilecek en iyi tercih. Yazının en başında da uyardığım gibi PHP programlama ile ilgili herhangi bir giriş yapmadım ama söz verdiğim gibi bu paragrafın bitiminde Türkçe ve İngilizce kaynakları paylaşıp birkaç basılı kitap önerisi yapacağım ama bu demek değildir ki çevrimiçi veya basılı olarak bulduğunuz diğer PHP kaynaklarını gözardı edin. Vaktiniz ve şevkiniz el verdiği sürece okuyun, pratik yapın ve araştırın. Programlama derste değil isteyip araştırarak öğrenilir.

  • http://www.php.net/ – PHP’nin resmi sayfası ve neredeyse herşey için ayrıntılı tanım ve örnek içeriyor.
  • http://www.belgeler.org/hpm/ – Türk açık kaynak gönüllüleri tarafından idame ettirilen belgeler.org üzerindeki “Fehmi Noyan İSİ” ve “Nilgün Belma Bugüner” emeği “HTML ile Web Tasarımına ve PHP-MySQL ile Web Programcılığına Giriş” makalesi.
  • http://www.php.org.tr/ – Türkiye PHP Grubu resmi web sayfası
  • Kitap: PHP ile Web Programcılığı – Mehmet Şamlı, Pusula Yayıncılık
  • Kitap: PHP and MySQL Web Development – Addison-Wesley Professional

1.  Trunk: Sürümü belli olmayan geliştirme sürümlerinin yer aldığı geliştirici alanı.

<?php echo “Görüşmek üzere”; ?>

etiketler: , , , , , , , , ,

Gelişmek güzel şey

admin: 6 September 2008 | kategori: Denemeler | yorum yok

Mart 2007 tarihinden beri blogumda birşeyler yazmaya çalışıyorum en azından gayret ediyorum. Bir fizikçi olarak (bende iyice alıştım bu lafa) edebiyata yeteneğimin olmadığını biliyorum ancak hiçbir yeteneğin doğuştan kazanılmamış olduğunu bilerek de öğrenmek için çaba harcıyorum. Blogumda ilk ciddi anlamdaki yazıda kullandığım tarzla şimdilerde yazdığım yazılardaki tarz arasında dağlar kadar fark var. Şimdi de devrik cümleler kurduğumun farkındayım ancak katetmem gereken daha çok yol olduğunu biliyorum.

İnsan beyni çok acayip bir biyolojik varlık. Aynen dediğim gibi biyolojik varlık olarak organlardan ayrılması gerekiyor bence çünkü resmen tek başına, iyi kullanıldığı zaman, dünyayı yönetebilir. W. James‘in dediğini bir düşünün; “doğduğumuzda boş bir levha” şeklinde olan beynimizi yaşadığımız deneyimlerle, öğrendiğimiz bilgilerle, yaptığımız hatalarla bugünlere getirdik. Eğer bu yazıyı okuyup anlayabiliyorsanız beyninizin neler yapabileceği konusunda az çok bilginiz var demektir.

Günümüz bilgisayarları mutlaka bir programcıya ihtiyaç duyarlar. İstediği kadar güçlü olsun isterse atom enerjisiyle çalışsın başında oturup ona yapması gerekenleri söyleyen biri olmadan metal yığınından başka birşey değildir. Ancak insan ve onu kontrol eden beyni öyle mi; tamamıyla boşken ve hiçbir bilgi barındırmadığı halde ve herhangi bir yöneticiye ihtiyaç duymadan kendi kendini programlayabiliyor. İşte insan beynindeki asıl güç bu: programlanması gereken şeyleri programlayabilme hatta kendini bile.

Belki bir gün kendi kendine öğrenen ve öğrendikçe gelişen robotlara şahit olabiliriz ancak şunu unutmayın ki o robotlarıda insan beyni yaptı. Bu düşünceyi birçok ütopik senaryoda görmüştük hatta bir çoğumuzu çok aşırı etkilenmiş olabilir. Örneğin ben şuan kullandığım bilgisayara bakınca evrimde sözü edilen ilk insan türlerini görüyorum. Evrimde aşama atladıkça daha da güçlü olacak ve birgün ortaklaşa yürüttüğümüz bu çizgide belkide bizden daha çok ileri gidecek. İşte o gün geldiğinde burada olup onları yarattığımız daha doğrusu programladığımız beyinlerimizle onları alt etmek istiyorum, yani bir nevi yeni Gordon Freeman olmak istiyorum:)

Bence bu felsefe, bilgisayar bilimi ve fps tarzı oyun karışımı yazıyı burada bitirmek en doğrusu olacaktır yoksa devamında gelen satıra “Dünya bir toz bulutuydu” şeklinde başlayacağım.

Not: Bu yazıyı cep telefonumdan yazdığım için hataların olması muhtemel, şimdiden sürç-ü lisan ettiysek affola.

etiketler: , , , , , , , , , ,