admin: 8 March 2009 | kategori: Bloglama | 3 yorum var
29 Mart günü oyumuzu kullandıktan sonra elimde mürekkep, kalbimizde gelecek izleri bulunurken Alisko’nun tabiriyle Balçova Teleferik altındaki Kır Kahvesinde Türk Blog Yazarlarının İzmir Distrübütör’ü olarak buluşacağız. Blogun olsun olmasın gelebilirsin hatta forum fanatiği olsan bile gel, sonuçta değişim lazım.
Bununla beraber 4 olacak ve ben 3. hariç hepsine katıldım, mutluyum, gururluyum. Sosyal ağı kullanarak kendimize sosyal çevre oluşturma işlemi çerçevesinde güzel deneyimler bırakıyor insana. Daha önce Ankara ve Bursa buluşmalarında da bulundum ve şunu söylemek istiyorum: “Daha sık yapmamız lazım.”
Buluşmayla ilgili detaylı bilgiyi 0232 4 8 15 16 23 42 numaralı telefonu arayarak öğrenemeyeceğin için bir alt paragrafta biraz bahsedeciğim ama olurda beğenmezsen Alisko resmi internet sitesinde herşeyi açıklamış.
Tüm bilimsel hesaplamalarımız şu sonucu verdi ki buluşma için en uygun zaman aralığı 14:00 – 18:00. Zaman kolay yer neden böyle derseniz işte derim. Bence uygun şayet diğer buluşmalar hep Alsancak civarında yapıldı ve yer sıkıntısı resmen bizi yedi bitirdi. Eğer yolu bilmiyorum diyorsan bu haritanın çıktısını al ve benim Ankara buluşmasında yaptığım gibi kopilot olmadan yolunu kendin bul.
Ha birde alkol yok ona göre. Sosyalleşmeye çalışıyoruz sarhoşlaşmaya değil. Ama böyle zamanların dışında az ve öz içmek pek kötü birşey değil. İsterseniz kendi blogunuzda bahsedersiniz isterseniz şu feysbuk iventini şeyr edersiniz. Kesin olarak durumun belli değilse ki nasıl bir duygu olduğunu bilirim, yanına yıldız koyabiliyorum en parlağından. Görüşmek üzere…
etiketler: 29, alisko, ankara, balçova, blog, buluşma, bursa, facebook, izmir, kahvesi, kır, mart, tby, teleferik
TheSymdrate: 9 February 2009 | kategori: Gizli kalanlar | 2 yorum var

Evet, sizlerle paylaşacağım konu eminim çoğunuzun işine yarar. Çünkü hepimiz çeşitli nedenlerden dolayı uykusuz kalmak zorunda olduğumuz günler olur. Özellikle de öğrenci isen =-)
Böyle bir girişten sonra uykuya bağlamadan geçemeyeceğim. Uykusuzluk, uykuya doyamamak, çok uyumak ya da az uyumak gibi uyku problemleri olan insanlar sadece öğrenciler değil. Özellikle uyanık kalması gerekenler, örneğin pilotlar, uzun yol şöförleri, fiziksel hasar tehlikesi olan makinelerin operatörleri ve bunların dışında doktorlar, mühendisler, mimarlar, avukatlar, havaalanı kule görevlileri.. “Uyku bastırdı” demek gibi lüksü olmayan herkesin aklından “şu önümüzdeki 3-4 saati de uyanık geçireyim ondan sonra derin bir uyku çekerim” fikri geçmiştir.
Bundan birkaç gün önce okuduğum bir yazıda ise sadece bir fincan kahve ile uzun süreli uyanıklığın nasıl sağlanacağı anlatıldığında bana önce pek inandırıcı gelmedi.
Öncelikle şunu söylemeliyim: çok geç yatmamaya, her sabah aynı saatte kalkmaya ve düzenli bir hayat yaşamaya çalışıyorum. Kabul etmeliyim ki bazen bu olmuyor, herhangi bir şey beni bu düzenden koparabiliyor. İşte o zaman bu yöntemin yararını çok görüyorum.
Peki nedir bu yöntem?
Temel maddemiz aslen kahve gibi konuşuyorum ancak değil: etkin madde kafein. Ortalama bir fincan kahvede cinsine göre 50-100 mg civarı kafein var. Bunun etkisi ise eğer ciddi bir kafein bağımlılığınız yoksa ve etkilenme eşiğinizi yükseltmediyseniz gayet güzel bir itici güç, heralde bunlarda hemfikiriz.
İşte Caffeine Nap yani Kafein Şekerlemesi‘nin yaptığı tek şey 15 dakikalık bir şekerleme ile içeceğiniz 1 fincan kahvenin etkisini uzatmak. Bilimsel dayanağını sorarsanız: Loughborough Üniversitesi‘nde uzun yol şöförlerinin uykusuzluğuna çözüm aranırken bütün alternatifler denenmiş. Bunlar arasında camı açıp rüzgarla uyanık kalmak, yüksek sesle müzik dinlemek, enerji içeceği içmek gibi bildikleri yöntemlerin yanı sıra kafein şekerlemesi yapmak da denenmiş. İşte en uzun süreli uyanıklık sağlayan yöntemin bu olduğu burada ortaya çıkmış.
Uygulaması gayet kolay bu yöntem için bir fincan kahve (ya da 2 kutu kola, 1 kutu enerji içeceği) ve 15 dakika kesintisiz uyku imkanı sunan bir ortam. Burada uykunun 15 dakika olması esnetilemez. Ne eksik ne fazla. Bu yüzden hızlıca kahvenizi için, uykuya dalmak için 1-2 dakika daha ekleyerek saatinizi kurun ve yatın. Uyandığınızda kanınızda serbest dolaşan adenozin miktarı azalmış olacağından, ki bu kahvenin de yaptığı bir etkidir, kendinizi sadece kestirmiş ya da sadece kahve içmiş birine göre çok daha uzun süre uyanık hissedebileceksiniz.
Yöntemi başarıyla uyguladığımı ve herkese tavsiye ettiğimi söyleyebilirim. Özellikle çok evreli uyku (polyphasic sleep) gibi zor metodlara kıyasla inanılmaz basit ve özellikle pilotların ve tıp öğrencilerinin yıllardır kullandığı bu yöntemi deneyenlerin yorumlarını bekliyorum…
etiketler: caffein, facebook, fincan, google, kafein, kahve, Loughborough, nap, öğrenci, pilot, şoför, üniversite, yonja, yöntem
admin: 29 August 2008 | kategori: Günlüğüm | 2 yorum var
Bilgisayar ile ilk tanıştığım zamana kadar hiç ama hiç sabahlamaya gerek duyacak kadar uyanık kalmamıştım. Yaklaşık 4 sene oluyor neredeyse artık tam anlamıyla bir geek oldum. Şuan saat 04:07 ve ben hala yeni tema üzerinde çalışıyorum, rss listemi ve e-postalarımı kontrol ediyorum ve gördüğünüz bu yazıyı yazıyorum.
Kesin olarak bildiğim tek birşey var oda ben bir geek olmuşum. Galiba bu bir hastalık. Yakın çevrem ne zaman bir bilgisayar bozulsa yada internetle bir iş olsa direk bana geliyor. Herkesin sana ihtiyaç duyması ego tatmin edici olabilir ancak bir süre sonra gerçekten sıkmaya başlıyor.
Eğer en azından format atmayı biliyorsanız şu sözü sık duymuşsunuzdur : “Ya abi bizim bilader geçen gün bi siteye girmiş, hiçbirşey yapamadan bilgisayara virüs bulaşmış. “Ya bir iki dk’de format atıversen diyordum hani.” yada “Aga bana şu site yapmayı öğretsene, şöyle 3-5 dk’de anlatsan yeter”. Yıllarca bir sürü şey okuyarak öğrendiğim, sabahlayarak tasarladığım şeyleri 3-5 anlatmakla anlayabileceksen sen zaten zekisin bana ihtiyacın yok.
Eskiden şu arkadaşın msn’sini patlatsana diye bir furya vardı Allah’tan o moda artık geçti. Şimdilerde “Bizim manitanın feysbuk şifresini alıver” adına yeni bir moda akımı oluşmaya başladı. Be bilader ben facebook’u istediğim gibi hack edebilseydim burada ne işim var, giderim adam gibi ağ güvenliği firmasında çalışırım yahuu.
Emin başınıza gelmişse ne durumda olduğumu anlıyorsunuzdur.
etiketler: facebook, facebook şifresi, format atma, geek, İnternet, msn patlatma