anasayfa
iletişim
twitter'da ben
rss besleme

Sonunda Bursaspor şampiyon oldu

admin: 16 Mayıs 2010 | kategori: Günlüğüm | 1 yorum var

16 Mayıs 2010′da 16 plakalı ilimizin takımı Bursaspor, 61 plakalı ilimizin takımı Trabzonspor sayesinde şampiyon oldu. Önceki cümlede maksadım 16 ve 61′i aynı cümle içinde kullanabilmekti sadece ancak gerçekten bir Beşiktaşlı olarka Bursaspor’un şampiyonluğunu en içten dileklerimle kutluyorum. Bursada okumuş biri olarak Beşiktaş formamla Bursa stadının önünde Bursalılarla şampiyonluğu kutluyor olmak isterdim. Tabi her önemli maç sonrasında olduğu gibi spekülasyonlar yine olacak ve şampiyonluğa gölge düşürülmeye çalışılacak.

Fenerbahçenin şampiyon olmadan şampiyonluğu kutlaması ise ayrı bir konu zaten. Tarihe geçecek spor haberlerinden biri oldu. Taraftaların bu gaflete düşmesinin sebebi ise yalan anons. Stadda yapılan Beşiktaş – Bursaspor 2-2 anonsu yüzünden fenerli taraftarlar sahaya indi ve çok komik bir şekilde sevinmeye başladılar. Tabi bu anonsun Çarşı tarafından yapıldığına dair mitler olsada kesin bir açıklama yok henüz. Artık tüm takımlar tarafından söylenecek tek bir cümle var:

Tebrikler Bursaspor

etiketler: , , , , , , , ,

Google AdSense Hesap Kapatıldı

admin: 15 Mart 2010 | kategori: Günlüğüm, İnternet | yorum yok

Yaklaşık 3 senedir Google AdSense hizmetini kullanmaktayım ve açıkçası memnun olduğumu söylemek imkansız. Neden derseniz Google AdSense kullanan birçok kişinin bildiği gibi kazandırmasını geçtim neredeyse gelip Google adını kullandığımız için para isteyecek.

Neredeyse 1 aydır tek bir tık bile almamış olmama rağmen Google’ın AdSense hizmetimi neden kapattığı hala kafamı kurcalıyor. Adsense hesabımı birden fazla sitede kullanıyordum ve çok aktif değildi. Günde ortalama 0.01 tık ve 3000 sayfa gösterimi vardı ve herhangi bir illegal hareket girişimi yoktu. Şimdiye kadar 109$ yatırıldı ve hesabımda 54$ neredeyse 8 aydır bekliyordu. 100$’ı tamamlayamadığım için verilmiyordu bende belki birşeyler olurda tamamlarım diye reklamları kaldırmıyordum. Ama nedense Google AdSense aşağıdaki eposta ile ilişkimizi bitirdi.

Merhaba,

Son zamanlarda kayıtlarımızı gözden geçirirken AdSense hesabınızın AdWords reklamverenleri için önemli bir risk oluşturduğunu fark ettik. Hesabınızı yayıncı ağında tutmamız reklamverenlerimiz için gelecekte mali açıdan zararlı olacağından hesabınızı devre dışı bırakmaya karar verdik.

Bunun reklamverenlerimizin ve diğer AdSense yayıncılarımızın çıkarlarını korumak üzere alınmış gerekli bir önlem olduğunu düşündüğümüz için anlayışlı olmanızı rica ediyoruz. Bunun sizin için sıkıntılara yol açabileceğinin farkındayız ve bu yüzden anlayışınız ve işbirliğiniz için şimdiden teşekkür ederiz.

Hesabınız veya yaptığımız işlemler hakkında sorunuz varsa lütfen bu e-postayı yanıtlamayın. https://www.google.com/adsense/support/bin/answer.py?answer=57153 adresini ziyaret ederek daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Saygılar,

Google AdSense Ekibi

Söylemek istediğim son şey ise; “Çokta tınnn!!”

etiketler: , , , , , , , , ,

Gerçek Muhabbetin Kitabı

admin: 4 Mart 2010 | kategori: Günlüğüm | 1 yorum var

Bir içki düşünün ki, ülkesinde milli içki ilan edilmiş; muhabbetle, mezeyle, fasılla donatılan sofraların baş köşesi ona ayrılmış; şairlere, yazarlara tarihten silinmeyecek dizeler, mısralar için esin kaynağı olmuş; en sevinçli anlarda, dertlerden bitap düşülen zamanlarda gönüller hep onu aramış… Tahmin etmek çok zor değil, değil mi? Bu diyarların en has içkisi, rakıdır bahsi geçen.

Vodka denince nasıl insanın aklına Rus milleti geliyorsa, rakı denince de akla ilk Türk Milleti gelir. Türklerde ise rakı denince akla gelen ilk şey Yeni Rakıdır. Yeni iletişim devi Yeni Rakının duyurduğu bir muhabbet olan “Gerçek Muhabbetin Kitabı” projesine “Maksat içmek mi muhabbet mi?” adlı yazımla katılmıştım. Projenin bitmesinden sonra işlerimden dolayı İstanbul Despina meyhanesinde düzenlenen yemeğe katılamamış. Çok sağolsın projeyi düzenleyen arkadaşlar, özellikle Ömer Ekinci, bizleri unutmamış ve kitabın basılı haliyle birlikte 50′lik Yeni Rakı göndermişler. İşte yeni iletişim devi diye buna derim…

etiketler: , , , , , , , , , , ,

Eyyvah eyvah İzmir galası

admin: 1 Mart 2010 | kategori: Günlüğüm, Haberler | 1 yorum var

BKM Filmlerinden biri olan “Eyyvah Eyvah”ın İzmir galası dün Balçova Kipa Cinebonus’ta yapıldı ve İzmirli Blogcular olarak davetli konumunda izleme fırsatı bulduk. Uzun süredir görmediğim kişileri görmek gerçekten güzel, tabi ek olarak daha önce yüzyüze hiç tanışmadığım kişileride görmüş oldum.

Film konusunda bir fikir sunmadan önce gala! gecesi ile ilgili birkaç eleştiride bulunmak istiyorum. Tabi bu sadece benim görüşüm değil, film bitişinde İzmirli Blogcular olarak aramızda geçen konuşmalardan aklımda kalan satırlarıda eklemeye çalışacağım.

Örneğin bir filmin gala gecesi denince aklınıza ne gelir? Ünlüler geçici, filmin oyuncularıyla söyleşi, sohbet, röportajlar falan değil mi. Gala!’ya geç gittiğim için tam olarak neler yapıldığını görmedim ancak arkadaşların betimlemeriyle; “Köy sineması önü sohbeti”, “Zorla yapılmış bir gala gecesi”, “Gala tam olarak ne demekti”. Bunların yanında davetli olarak gittiğimiz gecede ne Ata Demirer ile ne Demet Akbağ ile ne de filmin diğer herhangi bir oyuncusuyla konuşma fırsatı, onu bıraktım fotoğraf çekilme fırsatı bile bulamadık. Neyse artık film hakkındaki görüşlerime geçebilirim sanırım, sanki ne diyeceğim çok önemliymiş gibi!

Ata Demirer’e karşı büyük bir sempatim var belki onunda etkisi olabilir ama ben küfür etmeden ve salaklık yapmadan güldürdüğü kanısındayım. Konu ve senaryo olarak çok büyük bir artısı olmasada güldüğüm sahneler vardı, ki ben filmlerde çok gülen biri değilim. Recep İvedik filminin ilk filmi hariç ikinci ve üçüncüsünde Eyyvah Eyvah’tan daha az gülmüştüm. Ama davetli olarak değilde para vererek gitseydim aynı görüşte olur muydum onu bilmiyorum. Kısacası bence gidin ve ne olup ne olmadığını kendiniz görün.

Not: Filmin adı Eyyvah Eyvah, filmin biletleri dahil herkes Eyvah Eyvah yazmış ki bu yanlış.

etiketler: , , , , , , , , , , ,

Maksat içmek mi muhabbet mi?

admin: 31 Ocak 2010 | kategori: Günlüğüm | yorum yok

Hani büyüklerimiz nerede o eski günler diye yakınırlar ya, işte bugünlerde gerçekten bazen haklı olduklarını düşünmeye başladım bu yaşımda.

Bir sofra hayal edin, enfes yemekler, mezeler, salatalar, tatlılar. Tam bir ziyafet anlayacağınız. Bir kuş sütü eksik denilen cinsten. Sohbet o kadar güzel ki sofra unutulmuş saatlerdir “Aslan sütü” ile birlikte muhabbet göklerde. İşte bu sofrada asıl önemli olanın içmek değil sohbet olduğunu tam olarak anlarsınız. Sadece içmiş olmak için içmediğiniz çok net ortaya çıkar. İşte o zaman;

“Nerede o eski rakı sofrası adab-ı muaşereti” dememek kimin elinde ki…

etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Cebit 2009 ve Etohum toplantısı

admin: 9 Ekim 2009 | kategori: Günlüğüm | yorum yok

Uzun bir aradan sonra en sonunda İstanbul’a tekrar gelebildim. Tabii bunu değerlendirmeden de olmaz diyerek Cebit, Etohum falan gezmeyi ihmal etmedik. İstanbul’da bir çok networking ve sektörel toplantılar oluyor bildiğiniz gibi. Likemind, Etohum, Facebook Developer Garage vs.

İlk olarak Cebit 2009′dan beklediğimi bulamadığımı belirtmek istiyorum. İlk kez geliyorum ancak önceki yıllarda yapılan Cebit Fuarlarını videolardan ve makalelerden takip ediyordum. Örneğin geçen sene ki fuarda telefonlar üzerine çok durulmuştu ancak bu sene üzerine durulan herhangi bir konu göremedim. Çok boş ve gereksiz standlar vardı ve herhangi bir atraksiyon yoktu. Bir tek NOD32′nin wii ile oynattığı virüs yakalama oyunu vardı.

3G geldi ancak en ufak 3G kelimesi bile görmedim fuarda. Büyük operatörlerin standları da yoktu. Fuara Desnet davetiyesiyle girdiğim için şanslıyım aslında, eğer 20TL verip girmiş olsaydım bütün gün o paraya acıyarak geçirecektim : )

Cebit den erken çıkıp çok uzun bir yolculuktan sonra Fenerbahçe’deki mackolik.complex’e Etohum toplantısı için gittik. Asıl gitme nedenlerimizin arasında tabii ki Mynet’in kurucusu Emre Kurttepeli’nin konuşma yapacak olması vardı. Ve gerçekten bizim için çok faydalı bir toplantı oldu. Bundan sonra takip edeceğim toplantılardan biri olacak Etohum.

Tabii güne başlarken Ahmet ve Yaşar ile karşılaşmam çok büyük bir şanstı. Malum İstanbulda yeniyim gezmek biraz zor olabiliyor : )


Gmail adresimi bir çocuk ele geçirdi

admin: 15 Eylül 2009 | kategori: Günlüğüm | 21 yorum var

Türkiyede annesi eve bilgisayar alan her çocuk bu gibi girişimler yapar ama belirli ölçüler dahilinde. Neyse ona ders vermek niyetinde değilim. Sadece bir belirtme yapmak için yazıyorum.

Natro’da çalışıyorum ve bilişim ve bilişim suçları konusunda gayet bilgiliyim. Yarın Google Türkiye ofisine giderek bazı taleplerde bulunacağım ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bilişim Suçları Şube Müdürlüğüne bizzat dilekçe vereceğim. Kendisine bir link gönderdim ve sağolsun kendisi tıkladı, eğer Google Türkiye Ofisi bilgileri vermezse zaten tüm IP ve havuz bilgileri elimde mevcut. Tek üzüldüğüm nokta güzelim maç bu olay yüzünden kaynadı. Umarım bu televizyonda çıkan örnekleri kadar büyük bir yaptırım sağlar.

Lütfen Facebook adresimi ve Gmail eposta adresimden gelen mesajları dikkate almayınız.

Edit: Hesabımı geri aldım.

2 yıl oldu 2 yıl doldu

admin: 25 Mart 2009 | kategori: Günlüğüm | yorum yok

Blogda ilk yazıyı yazalı resmen 2 yıl olmuş. Hiç farkında değilim. Biliyorum 2 yıldır o kadar çok yazı yazamadım ama yinede 2 yıl az bir zaman değil. 5 Mart 2007′de yazmışım ilk yazıyı, biraz salakça bir giriş yapmışım ama olsun giriş giriştir.

2 yıldan beri, Nisan 2007 hariç, her ay en az 1 yazı yazdım, daha doğrusu yazmaya çalıştım. Umarım gelecekte daha çok ve daha kaliteli yazılarla ve heyecan verici günlerimle karşınızda olurum. Çok asosyalim kardeşim n’apayım yok ki adrenalin dolu anlarım.

Bugünlerde Wordpress teması tasarlamaya taktım. Şimdiye kadar 5 tane tema tasarladım ve sadece 1 tanesini yayınladım. Diğerleri yayınlanacak hale getirilmeyi bekliyorlar. Nice yıllarda görüşmek üzere.

etiketler: , , , ,

Bir dil daha: İspanyolca

admin: 8 Şubat 2009 | kategori: Günlüğüm | 2 yorum var

Uzun zaman önce İspanyolca öğrenmeyi kafaya koymuştum. Ancak bir fırsatını bulup bir türlü başlayamamıştım. Ve yaklaşık bir ay önce Şili’li bir arkadaşımın yardımıyla resmen öğrenmeye başladım.

Aslında bir dil daha öğrenmeye başlamamı en başta başlatan laf “İngilizceyi iyi bilen birisi için Avrupa dillerinden birini öğrenmek normalden daha kısa sürer” sözü oldu. Ve bugünlerde bu sözün doğruluğunu görmekteyim. İspanyolca da binlerce aynı anlama gelen hatta aynı şekilde telaffuz edilen sözcük var ve bu da işi kolaylaştırıyor. Tabi ki şuan için seviyem pek iyi değil ancak herşey yavaş yavaş olur. An itibarıyla 10 üzerinden 2 verebilirim kendime.

Bu arada nedense kendimi okuduğum alanda değilde bu dil konusunda daha yetenekli hissediyorum. İşte eğitim sistemine yenik düşen bir yetenek daha.

por lo menos estoy trando..

Lost’un 5. sezonuna geri sayım

admin: 21 Ocak 2009 | kategori: Günlüğüm | yorum yok

Aylardır, hatta az daha sıksak yıllardır diyebileceğimiz bir süre, Lost’un 5. sezonunun başlamasını bekledik en azından ben bekledim. Beklenen gün geldi çattı yeni sezona saatler kaldı. Bir dizi ne kadar uzarsa seyirci sayısı ve diziye gösterilen ilgi aynı oranda azalır ama bu galiba benim için geçerli değil zira aylardır bugünü bekliyorum.

Geçen sezonun sonunda olan acayip olaylar, beklenmedin flash-forwardlar yeni sezonun ne kadar heyecanlı ve açıklayıcı olacağı konusunda ipuçları vermişti. Ada ‘büyük bir vanayı çevirmekle’ ortadan kaybolmuştu, bazıları kurtulmuştu, John Locke tabuttaydı, herkes birbirinin kardeşi çıkmıştı, gemiler patlamıştı ve adaya dönmeleri gerektiği dile getirilmişti.

Yeni sezonun ‘Sneak Peek‘ini izlerken daha çok adaya dönme çabalarının anlatıldığını gördüm ama umarım bütün sezon sadece bu konuya yönelmez.

Eee hadi bakalım geri sayalım. 959dk.. 958dk.. 957dk..

etiketler: , , , , ,