The world is just a fake!
Bazen dünya bana öylesine yalan geliyor ki, sanki biri silip silip sonra tekrar çiziyormuş, sanki bir an yok olup gidecekmişiz ve ne yaşadığımız ne de yaptığımız işler birileri tarafından bilinecekmiş. İşte ben buna bilinmezlik derim. Öylesine şaşırıyorum ki, dünya bana her an kendini yenileyen bir internet sayfası gibi geliyor. Bir düşünün o yenile tuşuna basıldığı an bir nesil değişiyor ve artık siz, sevdikleriniz ve size ait hiçbirşey yok. Bilinmezlik dedim, bir hayal edin; şu an büyük ihtimal tanımadığınız birinin sayfasını okuyorsunuz beni asla göremiyeceksiniz, sizin düşündüklerinizi, yaşadığınız zorlukları yaşamış biri. Kim olduğumuzun hiçbir önemi yok. Hepimiz bilinmeziz, elbet bir gün yok olacağız, toprak olacağız; o zaman ne işimiz var bu dünyada. İşte bir bilinmezlik daha. Yıllarca okula gidiyoruz. Yüzlerce kitap okuyoruz. Binlerce satır kod yazıyoruz. Neden? Tüm Bunlar neden? Bilmem diyorsunuz, yada öyle yaratıldık diyorsunuz, en yada sen manyakmısın diyorsunuz.
Geçici dedim, biz nasıl kelebekleri anlık görüyorsak, kargalarda bizi anlık görüyor. Çünkü onlar bizden 2-3 kat daha uzun yaşıyorlar. Yani biz neyiz? Neyse artık gerisini sorgulamamak lazım, yoksa kafayı yiyeceğim.

7 Haziran 2007 saat 22:33
Bu yazıyı yazarken değişik bir durumdaydım anlaşılıyordur zaten
9 Haziran 2007 saat 13:29
Holy shit
—
). Düşündüklerin mantıklı. Yani bu kadar uğraş ne için ? Örneğin hazırladığın bir web sitesi neyine yarıyacak öldükten sonra ? Bu kadar uğraş bu kadar çaba bu kadar bilgi öldükten sonra neye yarayacak ? İnsan düşününce hiçbirşey yapası gelmiyor… Çok güzel bir yazı olmuş arkadaşım, düşüncelerimin aynası olup bunları yansıtmışsın 
Türkçesi gayet iyi olmuş (ingilizce için aynı şeyi söyliyemeyeceğim
PCnet’ten _server_, Teşekkürler
6 Eylül 2008 saat 17:16
[...] doğuştan kazanılmamış olduğunu bilerek de öğrenmek için çaba harcıyorum. Blogumda ilk ciddi anlamdaki yazıda kullandığım tarzla şimdilerde yazdığım yazılardaki tarz arasında dağlar kadar fark var. [...]