‘Günlüğüm’ kategorisinin arşivleri

yeni koleksiyonum

Çarşamba, Nisan 9th, 2008

Yeni koleksiyon alışkanlığımdan bahsetmek istiyorum biraz. Facebook’u duymayan yoktur herhalde hatta girmeyen azdır belki de. Neyse işte; sürekli gönderilen yok o request yok bu poke yok şu application derken baktımda resmen facebook request koleksiyonum olmuş. Bende hiçbirini kabul etmeyerek biriktirme kararı aldım, bu çok önemli bir karar :) An itibariyle 28 tane var.

Aslında facebook’a kızmak istemiyorum, sayesinde senelerdir görmediğim arkadaşlarımı buldum ama harbi amele kaynıyor!:D (daha fazla…)

Paintball heyecanı

Cuma, Mart 28th, 2008

Neredeyse 2 aydır blog’a yazı yazmıyorum nedeni malum anasayfadaki şey*. Neyse sıkıcı konuşmaları bırakalımda azcık adrenalin anlarınadn bahsedelim. Haftalardır paintball oynamak için 10-15 kişi plan yapıyorduk ve en sonunda geçen cuma randevuyu aldık ve yola çıktık. Sabah hava biraz nemliydi ama tam oyun havasıydı. Yola bi çıktık yağmur, fırtına falan etraf mahşer-i cümbüş neyse gittik bi yere kadar otobüsle ikinci otobüsü bekliyorduk ki adamlar arayıp hava koşulları nedeniyle paintball maçları ertelendi dedi. Tabi biz yıkıldık, heyecan falan hiç oldu :( İş o maçı perşembe gününe aldırdık ve sonunda dün gittik.

Bayağı heyecanlı bir şekilde gittik. Yetkililer bizi hazırlanma yerine götürdüler ve ilk olarak kıyafetleri verdiler. Biz resimde gördüğünüz benzer birşey bekliyorduk ama adamlar resmen tulum verdiler:) Neyse biz silahları, kaskları ve eldivenleri görünce havaya girdik:) Başladık oynamaya ama kasklarda ve silahlarda da sorun çıktı. Kasklar göstermemeye silahlar atmamaya başladı ama sadece 2 kişinin silahı atmıyordu biride bendim. 10 dk farkında olmadan hava atarak oynamışım:)

Oyun bittin yorgunluk, dağılmışlık falan neyse ama tüm aksiliklere rağmen tadı damağımda kaldı. Bir öğrenci için fiyatı pek uygun olmasada bir daha gitmek için can atıyorum.

artık son adımlar

Pazar, Mart 9th, 2008

ÖSS’ye yaklaşık 3 ay kaldı ve çalışmaların daha da yoğunlaşması gerekiyor ancak yapamıyorum, olmuyor. Etrafıma bakıyorum herkes günde yüzlerce soru çözüyor sonra dönüp birde kendime bakıyorum 1-2 test çözdüğüm zaman seviniyorum:) İnternete falanda yoğunlaşmıyorum acaba sorun nerede? Keşke sadece Fizik dersi olsa:)

Artık gözlüklüyüm

Cuma, Şubat 8th, 2008

Resimdeki kadar komik olmasada bende artık gözlüklüyüm. Sabahın köründe yani saat 5′de gittim göz muayenesi kuyruğuna saatlerce kuyrukta bekledikten sonra 2 dakika kadar süren bir muayene geçirdim. Artık herşey teknolojik muayene makinesi birçok bilgisayar sistemine bağlıydı. Neyse gittik optikçiye -optikçi yeni bir meslek grubu (: - tam o sırada aklıma geldi bilgisayar başında saatlerce durduğum anlattım derdimi optikçi amcaya. Tabiki varmış bilgisayar başı gözlüğü diye birşey ama devletin bana verdiği sağlık karnesi ödemiyormuş onu kaç para dedim 50ytl dedi. Yuh dedim biraz indirim yaptı 30 ytl’ye bıraktı bende aldım. :)

Şuan bu yazıyı yazarken gözlüklüyüm. Acaba bu gözlüğü sürekli takmasam sorun olur mu? Hiç yakışmadı yaaa.

Zombi istiyorum zombi

Perşembe, Ocak 31st, 2008

Zombi istiyorum işte başlıkta da demiştim. Elimde pompalı tüfekle dolaştığım boş bir şehir istiyorum. Şehirde aradığım arkadaşımı bulmak için girdiğim sokaklarda karşıma onlarca zombi çıkmasını istiyorum sonra elideki dolu tüfekle kafalarına kafalarına vurmak istiyorum. Benimde aralarında bulunduğum zombi sürülerindeki normalde ölü olan insanlara yardım etmek istiyorum. Aynı 28 Hafta Sonra adlı filmdeki gibi bir binada kıstırılmak ve yüzlerce zombiyi bombayla öldürmek istiyorum.

Hayır delirmedim, hayır sarhoş değilim, evet öss‘ye hazırlanıyorum yani hazırlanamıyorum daha doğrusu kendimi zombi gibi hissediyorum!

Sondan bir önceki karne günü

Cuma, Ocak 25th, 2008

Örnek bir karneBugün sona yaklaştığımın bir habercisi olan I. dönem karnesini milyonlarca öğrencinin yaptığı gibi aldım. Tabi artık alıştığım için eskiden olduğu kadar heyecanlanmıyorum karne alırken. Yani okul tam zamanında bitiyor bu işin artık heyacanı falan kalmadı (: Acayip bir olaya imza atıp okulumuz bize bugün turnuva maçı koymuş. Karne almadan önce biraz koşturduk yani. Bu sene beden dersimiz olmadığı için resmen topa vurmayı daha doğrusu topu tutmayı unutmuşum. En son 9 ay önce geçen seneki beden dersinde top oynamıştım. Bu ikinci maçımız oluyor ve ikisinde de berbat bir oyun sergiledim. Neyse konumuz karneydi (:

Dediğim gibi sonun yaklaşması beni karne almaktan daha çok heyecanlandırıyor. Şöyle oturupta bir düşünüyorum da okul bittiği zaman ne yaparım? Sabah kalkmak yok, saç kestirmek yok, traş olmak yok, ders, sınav kaygısı yok. Aslında ne rahat diye geçiyor içinizden ama bunca senelik düzeniniz bitiyor. Bunun üstünde birde öss benim için kötü olursa iyice bitiyor herşey. 195 dakikalık o sınav program yazmaya hiç benzemiyor. Bir program yazarken çok zevk alıyorum, sonucunda oluşan uygulamayı kullanmayıda seviyorum ama öss öyle değil sonucunda muhtemelen elde edeceğim sonuç mutlu edecek ama o süreç insanı sıkıyor.

Sözde blog’umda bir karnemden bahsedecektim, resmen dolmuşum yahu. Neyse bu yazıda asıl bahsetmem gereken şeyi unuttum (:notlarımdan. Notlarım diğer senelere göre iyiydi hatta birde teşekkür aldım. Teşekkür-Takdir almak için uygulanan sistem değişmiş. Eskiden 5′lik sisteme göre 3.5 ve üzeri teşekkür 4.5 ve üzeri takdir oluyordu ama artık öyle değil artık 100′lük sisteme göre 70 ve üzerine teşekkür 85 ve üzeri takdir oluyor. Bu sistem değişikliği yüzünden birçok arkadaşım teşekkür alamadı. Not ortalaması 3.5 geçipde 69.97 olduğu için teşekkürü kaçıran var. Neyse hepinize başarılar.

karabasan (uyku felci)

Cumartesi, Aralık 29th, 2007

Birkaç yıl önce ilk kez başıma geldiği zaman çok korkmuştum. O zamanları ve nasıl bir çözüm bulduğumu yada tanıdıklarıma ne şekilde anlattığımı hatırlamıyorum sadece o gece başıma gelenleri hatırlıyorum.

Bir gece normal bir şekilde yatağa gittim ama hayatımdaki en korkunç gecelerden biri olacağı aklıma hiç gelmezdi. Saatle ilgili hiçbir bilgim yok ama etraf karanlıktı, gecenin köründe neden yada nasıl oldu bilmiyorum gözlerimi açtım ancak en karanlıkta bile görmem gereken küçük şeylerde yoktu. Vücudum senki beni tınmıyordu sanki vücudum hacklenmiş gibiydi. Verdiğim hiçbir komutu dinlemiyor hatta nefes bile aldığımı hissedemiyordum. Üstümde sanki tonlarca yük binmişti o korku durumunda öleceğimi düşündüm ve korku filmlerindeki ambians sesleri gibi gelen seslere küfür etmeye başladım, içimden, ve yüksek frekansta daha çok canavar sesine benzeyen bir sesle bitti bu durum. Korku seviyemin tavanda olması ışıkları açmaya kadar gitmem için bile cesaret toplayamama neden oldu ve tekrar uykuya daldım. Sabah kalkıp evdekilere sorduğumda daha cümlem bitmeden “karabasan” dediler.

Karabasan, adı bile korkunç ama yaşadım. Yakınlarım böyle bir durum olursa dua etmen yeterli dediler. Ancak bir süre sonra tekrar oldu aynı şeyler. Tekrar sistem belleği azalmış Windows gibi kastım kaldım. Ama bu sefer dua ettiğimi hatırlıyorum. Çok fazla dua bilmem, akılama gelen tüm dualar bittikten sonra arapça kelimeler tekrarlamaya başladım. Bu seferki karabasan olayının sonunu hatırlamıyorum. Büyük ihtimalle uyuyup kaldım.

Son zamanlarda sık sık olmaya başlayan bu olay beni kendine alışmaya zorluyor gibi. İlk zamanlardaki kadar korkmasanda sonuçta benim dediğiniz vücudunuz sizi dinlemiyor. Bende bunun bilimsel bir açıklaması olması gerektiğini düşündüm ve bir araştırma yaptım. En açıklayıcı şu wiki sayfasını buldum.

İngilizcesi Dreamscapes olarak geçiyor. Tam olarak çevirmek mümkün değil galiba çünkü 2 şekilde yorumlanabilir. Dream + scape (ki scape tek başına anlamsız ama ’scape goat’: günah keçisi, suç üzerine kalan kişi, kabaca, şamar oğlan) yada dream (e)scape. Ben dream(e)scape yani rüyalardan kaçış olarak çevrilebilir diye düşünüyorum ve yorumu size bırakıyorum.

Uyku felci genellikle uyandıktan hemen sonra yada, seyrek olarak, uyumadan hemen önce vücudun uyku haline geçerek hipnopompik felç durumunda kalıp bilincin normal şekilde işlemesi sonucu vücudun hareket ettirilememesi durumudur. Uykunun REM (Rapid Eye Movement, Hızlı Göz Hareketleri) yani rüya görülen kısmında meydana gelen hipnopompik felç durumunda hem normal felç de olduğu gibi hareket kabiliyeti kaybedilir hem de gerçek dışı hayaller görülebilir. Belirli bir süre sonra, eğer tekrar uyumazsanız, felç durumu geçer ve normal hareket yetilerinizi geri kazanırsınız.

İnsan bu şeylerin olmasına neden olan her neyse üstesinden gelmeyi hatta kavga etmeyi düşünüyor ancak dediğim gibi kitlendiğiniz için yapabileceğiniz tek şey bilinçaltınızı savunma pozisyonuna almayı denemek oluyor. Bir an düşünün vücudunuz yok sadece beyniniz var, oda fiziksel olarak değil tinsel olarak. Yani gözlerinizi açtığınızı zannediyorsunuz ancak etraf gerekmediği kadar karanlık. Bir süre için beyninizin içinde yaşıyorsunuz.

Konu hakkında detaylı bilgi almak için burayı, şurayı, öteyi, beriyi tıklayabilirsiniz.

yılbaşı

Cuma, Aralık 28th, 2007

Yılbaşına çok az kaldı. Sınıfça yılbaşı için büyük planlarımız vardı ama bugün kalp kapakçığı ezik biri yüzünden iptal olma eşiğine geldi diyebiliriz. Neyse kötü şeylerden bahsetmeyelim. İnşallah 2007′den 2008′e geçiş bana ve size güzel şeyler getirir. 2007 hayatımdaki en berbat yıllardan biri olarak bilinç altıma yerleşti bile. Yılbaşınız mübarek olsun. Merry Xmas =)

bırakası geliyor insanın

Salı, Aralık 18th, 2007

Altı Üstü Tasarım‘ın son yazısında ve Lorelle on WordPress‘deki yazıda da belirtildiği gibi insanın bu bırakma furyasına uyup blog’una harakiri yapası geliyor. Zaten zor ve sıkıcı olan hayatımın yapılması gerekenler listesine birde “weblog’unu unutma, zaman ayır, esintiler gelincede yaz” maddesini eklemek zor geliyor açıkçası.

Saplantı. Artık ego tatminimi yoksa saplantımı, yada neyse işte, derseniz diyin ama bir yandan bırakmak geldiği gibi bir yandan da bırakmamak geliyor. Nerden geliyor bunlar derseniz yanıt olarak içimdeki ses ile mantığımın oturup çay içtiği yerden derim.

Ah orda bende çay içebilsem. Şu ÖSS dalgası geçsin bende gidip iç ses ve mantığın çay içtiği yere gitcem ve sorcam ne yapayım biladerlerim diye, ne derlerse onu yapcam. Aslında bu paragrafı içimden ne gelirse onu yapacağım diyerek kestirip atabilirdim ama malum yazıyı uzatmak maksat :)

Bu arada can sıkıntısı sonucu ders çalışmam gerektiği halde ben gibip Delphi‘de MuzikKutusu adlı maksat eğlence olsun ana fikirli bir kopya-ül winAMp aplikasyonu yazıyorum. Yazıyorum derken kodlar falan işte.

Neyse beni ders çalışmaya teşvik edecek bir fikri olan var mı?

Google Türkiye anasayfası güncellendi

Salı, Aralık 11th, 2007

Google English‘in anasayfasının aynısı Google Türkiye‘ye de uygulandı. Aslında bu güncelleme iyi oldu çünkü bazen Google’ın hazırladığı yazılımlara ihtiyacım olduğunda önce Açılış sayfam olan Google Türkiye’ye gidiyor daha sonrada footer kısmında yer alan Google English’i tıklıyordum. Sağolsun Google bizi bir tıktan kurtardı :)