Siteyi Kapat

April, 2008 arşivleri

Hasta olacağına öl!

Tuesday, April 22nd, 2008

Televizyonlarda gazetelerde hep duyarız ssk hastanelerinde ne gibi zorlukların yaşandığını. Ama hangimiz dikkatlice izleyip de o kişilerin yerine kendimizi koyduk şahsen bende denemedim empatiyi. İnsan yaşayınca anlıyormuş. Yabancı bir cismin gözüme izinsiz girmesi sonucu iki gün hastanede süründüm desek yeridir.

İlk gün hastaneye gittiğimde acil bölümünde bi kağıt aldım ve muayene olmaya direk gittim, pek sorun olmadı. Doktor yarın kontrole gel dedi normal olarak bende gittim ancak gitmez olaydım. Kime kontrol için geldim desem başkasına yönlendirdi. Önce A bloğa gitti ordaki güvenlikçi amcalar beni b bloğa yönlendirdi. Sonra gittim B bloğun en üst katına orda da danışma amcası vardı bi tane. Ona da anlattım derdimi o da C bloğa gönderdi. C blokta 2nci kata çıktım ordaki dişican hemşirede A bloktan kağıt alman gerekiyor dedi. Tabi biraz muhabbet oldu. Ama A bloğa giderken içimden inşallah Ğ blok falan yoktur diye dua etmeden edemedim. Düşünsenize tüm alfabeyi tek tek dolaştırır bu tipler.

Neyse kağıt vermediler, yarın gel dediler. Bende sinirlendim, normal olarak, hastanenizi başınıza çalın diyip yola çıktım ancak aklıma birşey geldi, ilk gün sorunsuzca gitmiştim bu sefer neden işler böyle karıştı diye düşündüm ve buldum:) Kontrol için geldiğimi söylemezsem belki yeni hasta zannederler ve dünkü gibi hemen alıverirler. Ve bu taktiği hemen uygulayıp tanınmamak için gömleğimi ve kravatımı çıkartıp tekrar gittim kağıt alma yerine ve… Ana yediler verdi salaklar. Hepsinden nefret ediyorum, saatlerce dolaştırdılar hastanede boşuna zaman kaybı:( Sonra gittim bi güzel muayenemi oldum ve çıkarken doktorcu amcaya teşekkür ettim.

Neyse başlıkta da dediğim gibi “Bu ülkede hasta olacağına öl daha iyi”!

Lütfen bu yazdıklarımdan alınmayın yani eğer doktor, hemşire yada güvenlikçi amcaysanız üstünüze alınmayın. Alınan olursa da kendi bilir. İşleri halletmek varken iki saat çenelerini hasta oyalamak için yoruyorlar. Belki bi açıklaması vardır ama bana pek mantıklı gelmez kesin.

Blog ödülleri oylama muhabbeti

Monday, April 21st, 2008

Oylama süreci başlatılan 2008 Blog Ödüllerine aday olan ve takip ettiğim bloglar yüzünde kişisel kategorisi altındaki oy verme sürecim çok uzun sürdü:) Diğer kategorilerde oy vermem pek uzun sürdü sayılmaz. Reklam ve Pazarlama, Spor kategorilerinde oy kullanmadım çünkü takip ettiğim blog yoktu hiç aralarında. Sakın o kategoride olan blogların kötü olduğu anlaşılmasın burdan, pek ilgi alanıma girmiyor o kadar. Aday olmasını beklediğim pek çok blog’u bulamadım ve gerçekten üzüldüm. O kadar işe yaramaz blog vardı ki adaylar arasında bence birçok iyi blogcuya ayıp oldu.

Aslında kaliteli bir organizasyon diye düşünüyorum. Ne kadar taraftar olmasanda Microsoft‘un sponsor olmasına sonuçta çok büyük bir şirket. Blograzzi ve Bloglama gibi sosyal ağ’ın en önemli projelerininde destekçi olması ne kadar kaliteli olduğunun bir göstergesi. Neyse hepimiz bekleyip göreceğiz sonuçlarının ne olacağını.

Türk kadını

Sunday, April 20th, 2008

Yaklaşık 6 ay önce Mustafa Türksavaş‘ın blogunda yayınlanmış bir fotoğraf bu. Ben daha yeni gördüm ve sizlerinde görmesi için buraya ekliyorum. Çakal sürüsüne karşı tek başına hiç korkmadan, onurla, cesaretle ve damarlarındaki o asil kanında yardımcılığıyla dimdik duruyor. Azda olsa beyazlamış saçları, n’olur ki o bir Türk kadını, o bir Atatürk torunu kim bükebilir ki o bileği. Koskoca bir ordu toplansa bile alt edemez bu ulu kalpli kadını.

Birkaç karikatürümsü resim

Sunday, April 20th, 2008

Başak Ölmez ve Wolkanca‘nın affına sığınarak dünkü buluşmada yaşadığımız ilginç sahneleri karikatürize ederek anlatmak istedim. Komik olduğu söylenemez ama işte:)

2428045474_dggfaa026fc9_b
2428045474_dfaa0dd26fc9_b

Blogcuyuz biz!

Saturday, April 19th, 2008

Bugün beklenen o ilk İzmir blogcular buluşması gerçekleşti. Sadece İzmir demek doğru olmaz galiba, çünkü İstanbul ve Manisadan da arkadaşlar vardı. Aslında buluşmanın başları biraz sorunlu oldu ancak tüm olanlara değdi sonrası.

Türk Blog Yazarları İzmir şubesi olarak ilk girişim başarıyla tamamlandı. Buluşmanın yapılacağı yerin çalışanları ve nam-ı değer patroniçesi biraz zorluk çıkardı ancak biz yılmadık. Prosedür olarak birer su içtik ki rezillik olmasın, ama arkamızdan konuştuklarını duyduğum zaman içimden ne küfürler ettim, inanmayan okşan‘a sorsun:) Neyse onu geçinde bir su 2.25YTL yaw nasıl oturdu içime, öğrenci adamız biz malumunuz:)

20 kişi falan vardı buluşmada, Home Store Cafe‘den çıktıktan sonra kordondaki çimlere oturduk grup olarak ama yuvarlak şekilde aynen üstteki küçük resimdeki gibi. Çekilen diğer fotoğraflar falan gelsinde daha iyi anlarsınız nasıl yuvarlak olduğunu.

Çimlerin üzerinde bir yandan oturduk diğer yandan web 3.0, wordpress, bloglama, reklam fırsatları, google, seo, pilli, internet, web spiders etiketleriyle nitelendirebileceğimiz konulardan bahsettik. Güzelde oldu, yazılarını okuduğum kişilerle yüzyüze sohbet etmek gerçekten benim için süper bir sosyal aktivite oldu. Zaten ama ne “Social Networking”!

Deniz ile iyi bir sohbetimiz oldu, çocuk taa Kemalpaşa’dan gelmiş buluşma için. Ama tanıdığıma çok sevindim. Daha bir çok arkadaş vardı ancak blog adreslerini daha derleyemediğim için şimdilik bahsetmiyorum.

Sonradan eklemeler:

1. İzmir Blog Yazarları Buluşması Flickr Albüm

Türk malı robot yani oyun, şey işte:)

Tuesday, April 15th, 2008

Citroen C4 ile İstanbulda fink atacağınız bir Türk oyununun videosu paylaşmak istedim. Yağında Türklük var n’olcak, hangi müzikle oynuyacağını biliyor bu zamazingo:)

http://www.youtube.com/watch?v=kyxQw5o-I8s

İzmir Türk Blog Yazarları Buluşması

Friday, April 11th, 2008

Uzun zamandır beklenilen İzmir Blog Yazarları buluşması 19 Nisan günü gerçekleşiyor. Kayıt olmak yada ayrıntılı bilgi almak için yan taraftaki resmi tıklamanız yeterli.

Ölüm kalım gibi çok büyük bir durum olmazsa orda olacağım. Yazılarını okuduğum kişilerin gerçek hallerini görmek süper olacak:)

yeni koleksiyonum

Wednesday, April 9th, 2008

Yeni koleksiyon alışkanlığımdan bahsetmek istiyorum biraz. Facebook’u duymayan yoktur herhalde hatta girmeyen azdır belki de. Neyse işte; sürekli gönderilen yok o request yok bu poke yok şu application derken baktımda resmen facebook request koleksiyonum olmuş. Bende hiçbirini kabul etmeyerek biriktirme kararı aldım, bu çok önemli bir karar :) An itibariyle 28 tane var.

Aslında facebook’a kızmak istemiyorum, sayesinde senelerdir görmediğim arkadaşlarımı buldum ama harbi amele kaynıyor!:D (more…)