admin: 9 Şubat 2009 | kategori: Denemeler | 1 yorum var
Bazen doğru yolu seçebilmek için hata yapabilmemiz gerekir en azından cesaret edebilmemiz. Öyle durumlar olur ki gitmekte olduğunuz yolun gelecekte kendinizi gördüğünüz noktaya çıkmadığına karar verirsiniz. Yolu değiştirseniz belki yeni seçtiğiniz yolda oraya çıkmayacaktır, belki de en iyi ihtimalle geç varmanıza neden olacaktır. İşte bu mahşeri bilinç altı çatışmasında, üstüne üstlük bir de yalnızsanız doğru kararı vermek o kadar zor olur ki hayat gözünüzde kökten kötü bir kararmış gibi gelir.
Hayaller kurmak, çabalamak, kabuslar görmek, çabalamak, hayattan kopmak, çabalamak… bunlar hep olağan şeylerdir ancak, ancak yanında birini istemek bir gereksinim hatta resmen bir zorunluluktur. Derdini anlatman belki kendi kendine zordur kim bilir belki mümkün değildir ama güvendiğin ve göz yaşlarına eşlik edecek biri varsa iş bir basamak kolaylaşır. Eğer yoksa beş basamak zorlaşır.
Değiştirmeye çalışırsın hayatını, bazen sahte yol değişimlerine girersin. Kendini kandırır, aynada gözünü boyarsın sadece yansımanı kandırırsın. Zihnin bunu bilir ve cezalandırır seni sanki hiç bitmeyecekmiş gibi. Bıkarsın sonunda ebediyen susmak pahasına.
Ve karar verirsin sonunda kimin hatalı olduğuna;
Hayat aldığımız kararlarla yaptığım hataların toplamıdır. Hiç kimse yoktur ki doğru karara hiç hata yapmadan ulaşsın. O zaman hayat hataların ta kendisidir. Ve sen yaptığım en büyük hata, işlediğim en inanılmaz suçsun. O zaman sen hayatımsın.
O zaman sen doğru yolum, hatam, hatta kendimsin…
TheSymdrate: 9 Şubat 2009 | kategori: Gizli kalanlar | 2 yorum var

Evet, sizlerle paylaşacağım konu eminim çoğunuzun işine yarar. Çünkü hepimiz çeşitli nedenlerden dolayı uykusuz kalmak zorunda olduğumuz günler olur. Özellikle de öğrenci isen =-)
Böyle bir girişten sonra uykuya bağlamadan geçemeyeceğim. Uykusuzluk, uykuya doyamamak, çok uyumak ya da az uyumak gibi uyku problemleri olan insanlar sadece öğrenciler değil. Özellikle uyanık kalması gerekenler, örneğin pilotlar, uzun yol şöförleri, fiziksel hasar tehlikesi olan makinelerin operatörleri ve bunların dışında doktorlar, mühendisler, mimarlar, avukatlar, havaalanı kule görevlileri.. “Uyku bastırdı” demek gibi lüksü olmayan herkesin aklından “şu önümüzdeki 3-4 saati de uyanık geçireyim ondan sonra derin bir uyku çekerim” fikri geçmiştir.
Bundan birkaç gün önce okuduğum bir yazıda ise sadece bir fincan kahve ile uzun süreli uyanıklığın nasıl sağlanacağı anlatıldığında bana önce pek inandırıcı gelmedi.
Öncelikle şunu söylemeliyim: çok geç yatmamaya, her sabah aynı saatte kalkmaya ve düzenli bir hayat yaşamaya çalışıyorum. Kabul etmeliyim ki bazen bu olmuyor, herhangi bir şey beni bu düzenden koparabiliyor. İşte o zaman bu yöntemin yararını çok görüyorum.
Peki nedir bu yöntem?
Temel maddemiz aslen kahve gibi konuşuyorum ancak değil: etkin madde kafein. Ortalama bir fincan kahvede cinsine göre 50-100 mg civarı kafein var. Bunun etkisi ise eğer ciddi bir kafein bağımlılığınız yoksa ve etkilenme eşiğinizi yükseltmediyseniz gayet güzel bir itici güç, heralde bunlarda hemfikiriz.
İşte Caffeine Nap yani Kafein Şekerlemesi‘nin yaptığı tek şey 15 dakikalık bir şekerleme ile içeceğiniz 1 fincan kahvenin etkisini uzatmak. Bilimsel dayanağını sorarsanız: Loughborough Üniversitesi‘nde uzun yol şöförlerinin uykusuzluğuna çözüm aranırken bütün alternatifler denenmiş. Bunlar arasında camı açıp rüzgarla uyanık kalmak, yüksek sesle müzik dinlemek, enerji içeceği içmek gibi bildikleri yöntemlerin yanı sıra kafein şekerlemesi yapmak da denenmiş. İşte en uzun süreli uyanıklık sağlayan yöntemin bu olduğu burada ortaya çıkmış.
Uygulaması gayet kolay bu yöntem için bir fincan kahve (ya da 2 kutu kola, 1 kutu enerji içeceği) ve 15 dakika kesintisiz uyku imkanı sunan bir ortam. Burada uykunun 15 dakika olması esnetilemez. Ne eksik ne fazla. Bu yüzden hızlıca kahvenizi için, uykuya dalmak için 1-2 dakika daha ekleyerek saatinizi kurun ve yatın. Uyandığınızda kanınızda serbest dolaşan adenozin miktarı azalmış olacağından, ki bu kahvenin de yaptığı bir etkidir, kendinizi sadece kestirmiş ya da sadece kahve içmiş birine göre çok daha uzun süre uyanık hissedebileceksiniz.
Yöntemi başarıyla uyguladığımı ve herkese tavsiye ettiğimi söyleyebilirim. Özellikle çok evreli uyku (polyphasic sleep) gibi zor metodlara kıyasla inanılmaz basit ve özellikle pilotların ve tıp öğrencilerinin yıllardır kullandığı bu yöntemi deneyenlerin yorumlarını bekliyorum…
etiketler: caffein, facebook, fincan, google, kafein, kahve, Loughborough, nap, öğrenci, pilot, şoför, üniversite, yonja, yöntem
admin: 8 Şubat 2009 | kategori: Günlüğüm | 2 yorum var
Uzun zaman önce İspanyolca öğrenmeyi kafaya koymuştum. Ancak bir fırsatını bulup bir türlü başlayamamıştım. Ve yaklaşık bir ay önce Şili’li bir arkadaşımın yardımıyla resmen öğrenmeye başladım.
Aslında bir dil daha öğrenmeye başlamamı en başta başlatan laf “İngilizceyi iyi bilen birisi için Avrupa dillerinden birini öğrenmek normalden daha kısa sürer” sözü oldu. Ve bugünlerde bu sözün doğruluğunu görmekteyim. İspanyolca da binlerce aynı anlama gelen hatta aynı şekilde telaffuz edilen sözcük var ve bu da işi kolaylaştırıyor. Tabi ki şuan için seviyem pek iyi değil ancak herşey yavaş yavaş olur. An itibarıyla 10 üzerinden 2 verebilirim kendime.
Bu arada nedense kendimi okuduğum alanda değilde bu dil konusunda daha yetenekli hissediyorum. İşte eğitim sistemine yenik düşen bir yetenek daha.
por lo menos estoy trando..