anasayfa
iletişim
twitter'da ben
rss besleme

Anne ben geek oldum!

admin: 29 Ağustos 2008 | kategori: Günlüğüm | 2 yorum var

Bilgisayar ile ilk tanıştığım zamana kadar hiç ama hiç sabahlamaya gerek duyacak kadar uyanık kalmamıştım. Yaklaşık 4 sene oluyor neredeyse artık tam anlamıyla bir geek oldum. Şuan saat 04:07 ve ben hala yeni tema üzerinde çalışıyorum, rss listemi ve e-postalarımı kontrol ediyorum ve gördüğünüz bu yazıyı yazıyorum.

Kesin olarak bildiğim tek birşey var oda ben bir geek olmuşum. Galiba bu bir hastalık. Yakın çevrem ne zaman bir bilgisayar bozulsa yada internetle bir iş olsa direk bana geliyor. Herkesin sana ihtiyaç duyması ego tatmin edici olabilir ancak bir süre sonra gerçekten sıkmaya başlıyor.

Eğer en azından format atmayı biliyorsanız şu sözü sık duymuşsunuzdur : “Ya abi bizim bilader geçen gün bi siteye girmiş, hiçbirşey yapamadan bilgisayara virüs bulaşmış. “Ya bir iki dk’de format atıversen diyordum hani.” yada “Aga bana şu site yapmayı öğretsene, şöyle 3-5 dk’de anlatsan yeter”. Yıllarca bir sürü şey okuyarak öğrendiğim, sabahlayarak tasarladığım şeyleri 3-5 anlatmakla anlayabileceksen sen zaten zekisin bana ihtiyacın yok.

Eskiden şu arkadaşın msn’sini patlatsana diye bir furya vardı Allah’tan o moda artık geçti. Şimdilerde “Bizim manitanın feysbuk şifresini alıver” adına yeni bir moda akımı oluşmaya başladı. Be bilader ben facebook’u istediğim gibi hack edebilseydim burada ne işim var, giderim adam gibi ağ güvenliği firmasında çalışırım yahuu.

Emin başınıza gelmişse ne durumda olduğumu anlıyorsunuzdur.

etiketler: , , , , ,

Var mısın Yok musun hayranlığı

admin: 28 Ağustos 2008 | kategori: Türkiye, İnsanımız | 3 yorum var

Malumunuz Acun Ilıcalı‘yı tanımayan yoktur. Hatta yaptığı programlarla neredeyse bir halk kahramanı haline geldi ve bence bunu hakediyor. Son zamanlarda ise en popüler olan programı bildiğiniz gibi “Var mısın Yok musun” ve bu neredeyse bir saplantı haline geldi halkımızda. Kolay yoldan sadece kutuları açarak para kazanmak bütün herkesin hayalidir ancak bu düşünüldüğü kadar kolay olmayabilir.

Yarışmaya katılmak için yapmanız gereken tek şey internetteki bir formu doldurmak ve çağırılmak için beklemek. Çok kolay görünüyor değil mi? Ancak insanımız bunu o kadar çok saplantı haline getirmiş ki kimlik numarasından cep telefonuna kadar tüm kişisel bilgilerini yarışmaya katılmak için halka açık hale getirebiliyor. Bunun en iyi örneklerinden biri de Burak Budak‘ın blogunda yazdığı ilgili yazıdır herhalde. Yazıya yapılan yorumların birkaç tanesini okursanız nedenini anlarsınız. İnsanlar yarışmayla hiç alakası olmayan bir blog’a yazdıkları yorumlarla başvuru yapmaya çalışıyorlar.

Sadece kutuları açarak para kazanmak düşünüldüğü kadar kolay değil demiştim. Bir düşünün işinizi, ailenizi kısacası bir süreliğine hayatınızı terk etmeniz gerekiyor. Aylarca yarışmaya gelip giden yarışmacılar sonunda umdukları memlağı bulamayınca hem işlerinden hem ailelerinden olabilirler ve belkide böyle bir şey zaten oldu.

Ve son olarak Burak Budak‘ın söylediği ve TeaKolik‘inde üzerinde durduğu şu söze değinmek istiyorum:

Bilgisayar ve internet kullanımında çok cahiliz.

Bence doğru sayılabilir, sizce?

etiketler: , , , , , , , , ,

Cefa Çekilmeden Sefa Sürülmez!

TheSymdrate: 26 Ağustos 2008 | kategori: Haberler | 4 yorum var

Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’nde yaşayan ve çobanlık yapan 19 yaşındaki İrfan Tüfekçi ÖSS’de yüksek puan alarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne İngilizce Tıp bölümüne yerleşti. 5 yaşında elektrik çarpması sonucu sağ kolu omuzundan kesilen Tüfekçi, “Engelli olmam hayata tutunmamı engelleyemedi. Doktorsuzluk yüzünden kolumu kaybetmem tıp idealini seçmemde etkili oldu. Çobandım, artık doktor olacağım” dedi.

ÖSS başarı sıralamasında hep sonuncu olan Hakkari’de engelleri aşan İrfan tüfekçi, Tıp Fakültesi’ni kazanarak başarısını kanıtladı. Yüksekova İlçesi’nde 12 kişilik ailenin çocuğu olan İrfan Tüfekçi, 5 yaşındayken elektrik çarpması sonucu sağ kolunu kaybetti. Ancak hayata sımsıkı sarılan Tüfekçi bir yandan eğitimini sürdürürken, boş zamanlarında da çobanlık yaptı. Tüfekçi okuma azmini hiç yitirmeyerek doktor olmayı hedefledi. Bedensel engeline ve yoksulluğa rağmen yılmayan İrfan Tüfekçi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İngilizce Tıp bölümüne girmeyi başardı.Toprak bir evde ailesiyle birlikte maddi sıkıntı içinde yasayan İrfan Tüfekçi, “Çocuk yaşımda doktorsuzluk yüzünden kolumu kaybettim. Ancak bu durum bana engel olmadı. Beni daha çok kamçıladı. Çok çalıştım ve başardım. Doktor olacağım için çok mutluyum” diye konuştu.

Başarıya ulaşabilmek çok çalıştığını belirten Tüfekçi, “Günde yaklaşık 10 saat ders çalışıyordum. Öğretmenlerimden de büyük destek aldım” dedi. Önündeki bütün engelleri aşan Tüfekçi, önünde sadece maddi engeller kaldığını, eğer destek alamazsa ailesinin kendisini okutabilecek gücünün olmadığını belirterek, kendisine burs verilmesini istedi.

Bu haber galiba en çok ta Aysun Kayacı’ya kapak olmuştur. Geçtiğimiz dönemde yorumcu olduğu bir programda “Dağdaki çobanla benim oyum neden eşit” diyerek küçümsediği insanların başarısı umarım ona iyi bir ders olmuştur. Kim bilir belkide 6 yıl sonra Aysun hanım sarkan göğüslerini, yamulan dudaklarını düzelttirmek için gittiği doktor belkide bu haberdeki doktor adayı çoban olur.

SaaKAÇvili Sonunda İtiraf Etti

TheSymdrate: 26 Ağustos 2008 | kategori: Haberler | yorum yok

Saakaşvili

Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili’yi son günlerde malum olaylar yüzünden bilmeyen kalmadı. Ama ben ona savaş günlerinde halka gövde gösterisi yaparken, aniden “Rus Uçakları Geliyor” uyarısını duyunca apar topar kaçarken görüntülerini görünce ve en sonunda tökezleyip gerektiğinde kendi bayrağını öpmesi gerekirken yeri öpmesi sonucu içimden ona “SaaKAÇvili” demeyi uygun gördüm. Bugünlerde de kendileri Fransız LIBERATION gazetesine verdiği röportajda “Güney Osetya’nın Rusya için önemsiz bir toprak olduğunu düşündüğünü, ilk gerilimi blöf algıladığını ve her şeyi durdurabileceklerini sandığını” söyledi.

Gürcü lider, “Bu hatayı yaptım çünkü gerçek saldırıyı Abhazya’ya bekliyordum. Rusya’nın Tiflis’e saldırabileceğini düşünmedim” ifadelerini kullandı. Saakaşvili, Rusya Federasyonu Konseyi’nin Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlıklarının tanınması için yaptığı çağrıyı ise “Avrupa’nın sınırlarını güç kullanarak değiştirme girişimi” olarak niteledi. Bu girişimin Rusya da dahil her taraf için feci sonuçları olacağını savundu.

Artık bu saatten sonra bir şeylerin kafasında DANK etmesi hiçbirşey ifade etmiyor. Keşke bunca masum hayat sona ermeden önce “Ayıdan Post, Bush’tan Dost Olmaz” sözünü birileri Saakaşvili’ye hatırlatsaydı…

etiketler: , , , ,

İşte sporcu böyle olur

admin: 25 Ağustos 2008 | kategori: Spor | 2 yorum var

Ali Sami Yen stadında yapılan Denizli Spor – Galatasaray maçının devre arası tam manasıyla bir rezilliğe sahne oldu. Ayakları dizinden kesik olan Galatasaraylı engelli taraftar devre arasında tekerlekli sandalyesiyle sahaya girdi ve bunun üzerine güvenlik görevlileri sanki canlı bomba görmüşcesine saldırıda bulundu. Güvenlik görevlileri apar topar dışarı çıkarmak istedikleri engelli taraftarı üstüne üstlük yere düşürdüler.

Engelli taraftara yapılan müdehaleyi göre Arda Turan güvenlik görevlilerini azarlayarak “Bu ne rezalet, ne yapıyorsunuz” dedi ve yerde olan taraftarı kucaklayarak tekerleklik sandalyesine koymaya çalıştı. Bu görüntüler insanın aklına Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün sporcular hakkında söylediği “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” sözünü getirdi.

Bir Beşiktaşlı olarak Arda’yı zaten seviyordum bu davranışıyla gözümde bir kat daha büyüdü. Tüm sporcularımızın böyle davranışlarda bulunarak fair-play ruhunu yaşatması dileğiyle.

Sonunda altına kavuştuk

admin: 20 Ağustos 2008 | kategori: Spor | 1 yorum var

Başkent pekinde devam eden 29. uluslar arası olimpiyatlardaki ilk altın madalyamız Güreşten 66 kiloda geldi. Finalde Ukraynalı rakibini 2-1′lik skorla yenerek hedefine ulaşmanın sevinici tüm Türkiyeye yaşattan sporcumuz Ramazan Şahin oldu. İlk turu maç yapmadan geçen gururumuzun bize yaşattığı bu sevince hepimizin ihtiyacı vardı.

İstiklal marşımızı milyonlarca kişinin seyrettiği bir müsabakada çaldırmak gerçekten çok büyük bir başarı. Aynı başarının bir daha yaşanmasını bekliyoruz, bu duygu insanda alışkanlık yapar şimdi ABD’yi ve Çin’i daha iyi anlıyorum.

Tercihler açıklandı

admin: 15 Ağustos 2008 | kategori: Günlüğüm | 6 yorum var

Evet şuan itibarıyla Yerleştirme sonuçları açıklandı ve kimin hangi üniversitede eğitim göreceği belirlendi. Bursa – Uludağ Üniversitesi / Fizik bölümü artık yeni okulum. Bakalım daha önce hiç gitmediğim bir memlekette ne yapacağım, nerede kalacağım, nasıl iş bulacağım. Yurt başvurusu yapmayı düşünüyorum ancak eğer birkaç kişi bulursam ev tutmayı düşünüyorum. Ama tanımadığım bir şehirde nereden ev arkadaşı bulacağım bilmiyorum. Başvurular nasıl yapılacak, neler gerekli, ne zaman son bunlarıda bilmiyorum. Daha doğrusu şimdilik hiçbirşey bilmiyorum:)

Böyle Ali’ye can gurban!

admin: 11 Ağustos 2008 | kategori: Günlüğüm | 2 yorum var

Bilginiz olsun diye söylüyorum bu Blog’un yazarı bir Erkek’dir. Ama n’olursa olsun Allah herkeze böyle Ali versin. Ben bu Ali’yi yerim! Korkmayın gay falan değilim, sizde anlıyacaksınız. Bize gele gele kıllı tüyle öküz gibi göbekli Aliler denk geliyor, şöyle bir Ali denk gelmedi Allah kahretsin:)

Alın size gerçek bir Ali — Ali Larter

Bu Ali’yi Final Destination serisinden hatırlayabilirsiniz!

Yine olan masum halka oluyor

admin: 10 Ağustos 2008 | kategori: Dünya | yorum yok

Ayrılıkçı bölge Güney Osetya’nın ateşlediği çatışmalar sonucu Gürcistan sopasını eline almıştı ancak Osetya Rusya’dan yardım isteyince çatışmalar direk olarak savaşa dönüştü. Rusya askerlerini ordu ordu gönderiyor sanki dünden savaşa hazırmış gibi. Gürcistan’ın ateşkeş çağrısı Rus güçleri tarafından bir nevi reddedildi ve savaşa devam kararı alındı!

Onlarca füze’nin vurduğu masum halk yine ortada kalan ve acı çeken taraf oldu. Koskoca ülkelerin başlarındaki adamlar sanki santranç oynuyor, halkı piyon olarak görüyor ve hedefe ulaşmak için piyonlardan vazgeçebiliyor. Ancak her şah diyenin mat yapamayacağını unutuyorlar.

Tumblr blogumda bu konuya tam uygun bir parça yükledim. Şarkı sözleri savaşla ve ortada kalan masum halkla ilgili. Şarkı The Cranberries adlı grupun eseri, çok güzel parça dinlemeniz tavsiyedir.

Soykırım mı dediniz?

admin: 6 Ağustos 2008 | kategori: Dünya | yorum yok

Yıllardır üstümüze yıkılan sözde soykırım iddialarının asıl nedeninin ne olduğu aslında belliydi; Avrupa birliği üzerinde belirli bir güce sahip olan ülkelerin yaptığı insanlık ayıplarını gizlemek. Sözde Ermeni soykırımı tam 15 ülke meclisi tarafından resmi olarak kabul edildi. Şimdiye kadar gelmiş geçmiş en büyük soykırım, sömürgecilik ve insan ticaretini yapanlar kimlerdi bir düşünün. Fransa, İngiltere ve daha birçoğu. Burada bahsedilecek kısım ise Fransayla ilgili.

Hiç düşündünüz mü neden birçok Afrika ülkesinde Fransızca konuşulduğunu. Tabi ki çoğunuz cevabı biliyorsunuz ancak hep içimizde kaldı. Türkiye ye tek bir kelime etmeye bile hakkı olmayan Fransa nedense her zaman için sözde Ermeni soykırımının baş destekçisi olmuştur.

Fransa’nın içinde bulunduğu 3 büyük soykırım olayı vardır. Yahudi soykırımlarında baş rolde yer alan Fransa Cezayir’e yaptığı katliamı hala kabul etmiyor. Hatta yakında zaman da yani 1994 yılında Ruanda’ya yapılan soykırım iddilarını bile kabul etmiyor. Neden ve nasıl bütün E.U buna inanıyor ve Fransa ne derse onu yapıyor. Ayrıntıları artık size kalmış ancak en azından bir düşünün. Yıllarca Ermenilere kendi vatandaşı gibi davranmış olan Osmanlı mı soykırım yapabilir yoksa tek derdi para ve para olan Fransa mı yapmış olabilir…

Kaynaklar: 1 2 3

etiketler: , , , , , , , ,