Aklınızda fikirler uçuşuyor, tilkiler kargaları kovalıyor hatta tanrılar birbiriyle geçinemiyorsa yapmanız gerekenleri küçük küçük maddelendirip işlere öyle başlamanız gerekiyor. Elbette bu süreçte nasıl ilerleyeceğinizi burada yazacağım birkaç sayfa ile anlatmak pek mümkün değil, yine de sizi bu yola ittirecek bir güç lazım. Zaten zamanla göreceğiniz gibi hata yaptıkça edineceğiniz tecrübeler sizi daha iyi sonuçlara götürecektir.
1. Yapacağınız projeyi belirleyin
Aklınıza yeni fikir geldikçe ‘oha bu da iyi fikir’ nidaları arasında kalıyorsanız öncelikle bu duruma bir dur deyin. Yapmanız gereken ilk şey mutlaka projeyi belirlemek ve yavaş yavaş onun detaylarını düşünmek olmalıdır. Bu düşünme-koşuşturma sürecinde de mutlaka ama mutlaka yapacağınız şeyleri kağıt-kalem, bilgisayar-klavye, iPad-parmak en olmadı parşomen-tüy kalem ikililerinden birini kullanarak not alın.
Oluşturacağınız proje zaten uygulanmış bir fikri alıp bunu yerelleştirip kullanmaya yönelik olabilir ya da elinizi taşın altına koyarak yepyeni bir fikir peşinde koşturmaya yönelik olabilir. İlk seçenek genel kanıda daha az risklidir ama bu tarz projelerin bir kopyası mutlaka rakip piyasada mevcut olacaktır. Bu da rekabeti zorlayacak ve öne çıkabilmek için daha iyi özellikler veya fırsatlar sunmanız gerekecektir. Bu tamamen sizin ticari zekanıza bağlı, bunu geçiyorum.
2. Projeyi nereye kadar götüreceksiniz
Yapacağınız işe karar verdiniz ancak gelecek ile ilgili en ufak bir fikriniz bile yok. İşte bu durum sizi yarı yolda bırakabilecek en büyük tehlikelerden biridir. Kazanç bekletiniz nedir, ilk projeniz sizi ateşleyecek bir proje mi olacak yoksa daimi gelir hedefiniz mi var, hedef kitleniz nedir, başarım tahminleriniz nedir? Bu gibi sorulara tek tek cevap verin ve adımlarınızı bu cevaplar doğrultusunda her seferinde tekrar tekrar kontrol edin. Ancak şunu unutmayın ki kesin rakamlar her proje için kötüdür. Yani sakın 3 ay içinde $100.000 gelir olacak gibi anlamsız tahminler yapmayın.
3. Tek mi ortaklı mı?
Aslında bu maddeyi çok uzatmaya gerek yok. Gireceğiniz projede/işte tek başınıza mı ilerleyeceksiniz yoksa bir ortağınız olacak mı? Burada dikkat etmeniz gereken en önemli nokta eğer ortaklı olarak ilerleyecekseniz seçeceğiniz ortaktan gelecekte pişman olmayacağınızdan emin olmanızdır. Kendiniz kadar güvendiğiniz bir yoldaş her daim işleri kolaylaştırıp size güven aşılayacaktır.
4. Proje tamamda ismi ne olacak?
Fikriniz kafanızda sabit, değil mi? Bu soruya cevabınız evet ise zaten isimler için düşünmeye başlamışsınızdır. Hatta belki aklınızda birkaç isim bile vardır. Ancak bu kararı çok dikkatli vermeniz gerekiyor. Günün sonunda seçeceğiniz isim sizin sektördeki işaretçiniz olacaktır. Hem kullanıcı tarafından akılda kalmalı, hem kolay telaffuz edilmeli, hem kısa olmalı, hem, hem… Bu liste böyle uzar gider. Siz iyisi mi bunun üzerinde ayrıntılı olarak düşünün.
5. Teknik detaylar var daha
Herşey tamaaaam. Eee çalışan uygulama ortada yok. İşte bu en can alıcı noktalardan biride teknik detayları halletmektir. Bu işinz yazılımcısı var, tasarımcısı var, barındırması ve domaini var, işler büyürse veritabanı uzmanı var, sistem yöneticisi var, yani kısacası ‘internet’ diye birşey var. Bu noktaya kadar sorunsuz şekilde gelip kaba tabirle bu adımda sıçan insan çoook. Sizde bunlardan biri olmayın, projenize sahip çıkın. Her batan proje için Afrikada bir hipopotam ölüyor, hipopotamlar ölmesin.
6. Bürokratik işlemleri unutmayın!
Buraya kadar güzelce geldiniz, her türlü teknik ve sosyal sorunu çözdünüz, fikirleri kağıda döktünüz, pizza-kola eşliğinde beyin fırtınalarını atlattınız ama önünüze koca bir kale çıktı ve kapıda da devlet baba var. İşi yap sunucuya at, domanini yönlendir olmuyor bu işler. Önce bir firma kurmalısınız, sonra gelir-gider kayıtları için bir muhasebeci olmalı. Belki projenizde bankalarla bağlantı kurmanız gerekiyor, bunun başvurusu var, onay süreci var. Zaten banka işin içine giriyorsa mutlaka bu konuyu araştırmışsınız ve ıvız zıvırları öğrenmişsinizdir. Eğer bu araştırmayı yapmadıysanız ‘lütfen’ birkaç arama yapın, telefon veya Google farketmez.
7. Yayınla ve tanıt
Herşey tamam, yani resmen proje tamamlandı. Ama süreç burada bitmiyor hatta asıl bu noktadan sonra başlıyor. Yaptığınız işi kullanıcıya sevdirmelisiniz. Millet rüyasında görmüyor yeni projeleri ‘aaa bak burda yeni bir site açılmıl çok güzel çok da iyi’. Reklam masrafından kaçınmamak lazım ama abartmaya da gerek yok tabi. Kullanıcının duymasına yetecek kadar fazla, ürününüze güvendiğini belli edecek kadar az reklam her zaman iyidir. Ama paranız çokta sizi tutan yok, her yer reklam için mecrası kaynıyor.
Reklama sürekli para basmakla gitmez bu işler, biraz da arama motorlarına kendinizi sevdirmelisiniz, onları optimize etmeli, sevmeli hatta okşamalısınız. Google bizim ekmek teknemiz bunu unutmayın. Hiç kimse www.ooosupersite.com yazıp gelmiyor sitenize.
Sosyal medya var daha, Twitter ve Facebook hesaplarınızı isme karar verdiğiniz gibi aldıysanız sizde bir ışık var demektir. Ama eğer projeyi yayına aldıktan sonra aklınıza geldiyse sosyal medyayı küçümsüyorsunuz demektir. “2 follow aldım eve gidiyorum biri Twitter biri Facebook 2 follow aldım” diyerek projenizin yerlerde sürünüşünü görmek istemezsiniz değil mi? Tamam o zaman hadi Twitter, Facebook, FriendFeed, Foursquare, Google+ sizi bekler.
8. Paralar geliyor
Yavaştan şirketinize maddi giriş olmaya başlıyor ve siz mutlu oluyorsunuz. Hemen taviz vermeyin, projeniz belki daha da büyüyebilir. Yatırımcı peşinde koşturun biraz, piyasa melek yatırımcı kaynıyor, kanatları bile var hem de dolardan.
Baktınız proje iyi gidiyor ama çok uzun vadeli bir beklentiniz yok. Bu gibi bir durumda projeden ne kadar kısa sürede kurtulursanız o kadar iyidir. Hem değeri düşmeden elinizde toplu bir para olur hem de heyecanınız bitmeden elinizdeki o parayla birkaç fikrinize odaklanabilirsiniz. Baktınız elinizdeki para size yetiyor bırakın işleri genç yaşta emekliliğin sefasını sürün, ya da ne bileyim yiyin için. Ada falan alın olmadı.
0. Unutmadan
Sonuçta ben bir milyoner değilim, kelin ilacı olsa kendine sürer misali bu yazdıklarımı bende uygulamaya çalışıyorum. Yazdıklarım naçizane bu zamana kadar edindiğim deneyimlerden ibarettir. Yamuk-u kelime ettiysem affola.